Mükâtebât-ı Nursiyye ve Hulûsıyye
Muhammed DOĞAN (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Mektûb No: 36
Hulûsí
Bey’in fıkrasıdır.
Azîz
ve muhterem Üstâdım,
Nûrların intişârında berk gibi bir sür‘at lâzım gelirken cüz’î bir betáetten her zamân esefle bahsettiğim, ma‘lûm-i álîleridir. Yakın vakitte ba‘zı müştâklar daha “Söz” dâiresine iltihâk ettiler. Kalbime gelen bir ihtárla keyfiyyet-i intişârı düşündüm ve şu hakíkatleri hissettim, hattâ káni‘ oldum:
Mübârek “Sözler” ve “Mektûblar” tamâmen olmasa bile bu muhîtte de hem de yazılmadan hayli intişâr etmişler. Civâr diğer vilâyet kazálarında, bu âsârı görmek ve işitmek isteyenler çok varmış. Fesübhânelláh, bu kadar cüz’î ve nâkıs hizmetten bu derece fayda elde edilmesi de gösteriyor ki, bu “Sözler” ve “Mektûblar” hakíkaten “Nûr” isminin tecellîleridir ki, sühûletle intişâr ediyorlar. Bu hâl karşısında hayretle tefekkürde iken, بِسْمِ اللّٰهِ ismini alan “Birinci Söz” hátırıma getirildi. Ve şöyle düşünmeye başladım. Dünyâya arkasını çeviren Üstâd, Hazret-i Gavs’ın teşvîkıyle belki delâletiyle, Kur’ân’ın gayr-ı mekşûf bir hazînesinden بِسْمِ اللّٰهِ ile giriyor, Kur’ânî tarlaya بِسْمِ اللّٰهِ diyerek “Sözler” tohumunu ekiyor, Furkánî bahçeye بِسْمِ اللّٰهِ diyerek nûrlu “Mektûblar” çekirdeğini dikiyor. Emr-i İlâhîye imtisâlen ekilen tohum ve dikilen çekirdeklerin inkişâf ve intişârları şübhesiz hárika-âsâ olur.
Lügat: keyfiyyet, muhterem, tefekkür, birinc, hizmet, şübhe