Mükâtebât-ı Nursiyye ve Hulûsıyye
Muhammed DOĞAN (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
ci Mektûb”un
“Dördüncü Lem‘a”sının “Birinci
Makám”ı “Minhâcü’s-Sünne” denmeye
hakíkaten lâyıktır.
Birinci nükte: Resûl-i Ekrem aleyhi’s-salâtü ve’s-selâmın ümmetine şefkatinin derecesini ve bi-hakkın şefîu’l-müznibîn olduğunu göstermekle berâber, Süleymân Efendi
merhûmun Mevlîd-i Şerîfi’ndeki,
“Tıfl iken ol diler idi ümmetin, / Sen
kocaldın, terk edersin sünnetin” vecîzesini hátırlatmakta ve ol Hazrete ümmet olanlara,
sünnetlerine riáyet lüzûmunu ehemmiyyetle ders vermektedir.
İkinci nükte: Cenâb-ı Peygamber (sallelláhu teálâ aleyhi ve
sellem) Efendimiz Hazretlerinin nesl-i mübâreklerinin, ilâ yevmi’l-kıyâm Hz. Hasan ve Hüseyin’den (radıyelláhu teálâ anhümâ) geleceklerini ve
istikbâlde çok mübârek zevâtın
da bu meyânda zuhûr edeceklerini nazar-ı Nübüvvetle gördükleri için, bu iki
hafîdine bütün o nûrlu zâtlar hesâbına şefkat
göstermesi öyle bir ta‘rîftir ki, beşerin düşünmesiyle
yazılmasına imkân yoktur.
Üçüncü nükte: Nass-ı kat‘í ile sâbit ve
hadîs-i Nebeviyle müberhen Âl-i Beyte muhabbete işâret etmekte, bu
vazífeyi ifâya da‘vet eylemektedir. Çünkü, İslâmiyyet bir
vücûdsa, bu vücûdun belkemiği, muhakkak Âl-i
Beyt ve başı her zamân Kitâbulláhtır.
Dördüncü nükte: Şîaları ilzâm edecek kadar kuvvetli bir derstir. Bu şümûllü dersten gáye ne olduğu, sonunda mükemmelen icmâl edilmiştir. وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعًا وَلَا تَفَرَّقُوا emr-i celîline tevfîkan, bütün mü’minler tevhîde çağırılmıştır.
Kerâmet-i Gavsiyyenin işârâtını te’yîd eden remizleri defaátle okudum. Bu müjdeler hamd ve şükrümü artırmıştır.
Lügat: hz. hasan, peygamber, muhabbet, nübüvvet, hüseyin, muhakka, übüvvet, anhümâ, birinc, efendi, sünnet, şefkat, imkân, âmiyy