Mükâtebât-ı Nursiyye ve Hulûsıyye
Muhammed DOĞAN (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Mektûb
No: 25
Hulûsí
Bey’in fıkrasıdır.
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ حُرُوفِ رِسَالَةِ النُّورِ وَمَكْتُوبَاتِ النُّورِ اَلْفَ اَمْثَالِهَا
Eyyühe’l-Üstâdü’l-Muhterem,
Geçen hafta “Yirmi Sekizinci Mektûb”un “Beşinci ve Altıncı Mes’ele”leri isimlerini alan biri şükre, diğeri harem-i şerîf suâline cevâb olan iki eser-i a‘lü’l-álînizi kemâl-i şevkle aldım, zevkle mütálea ettim. Çok susamıştım. Şükre dâir çok derin ma‘nâlı, şeker gibi tatlı, şeker şerbetinizi besmeleyle içmeye başladım. Bu áciz talebenize ni‘metlerinin hadd ü pâyânı olmayan ol Hálık-ı Kerîm, ol Mün‘ım-i Hakîm, ol Rezzâk-ı Rahîm Celle Celâlühû Hazretlerinin “Nûrlar” nâmı altındaki in‘ám ve ihsânına karşı, “Elhamdü lillâh, Elláhu Ekber” dedim. Ve ma‘nevî susuzluğumu, elim ermez, gücüm yetmez, nazarım erişmez, hulâsa acz-i tâmm içinde, fakat rahmetinden ümîd kesmediğim bir hâlde iken; ol Rahmânü’r-Rahîm Hazretlerinin muazzez Üstâdım vâsıtasıyla teskîn ettiğine, yüz binler hamd ü şükür eyledim ve edeceğim.
Mübârek “Sözler”inizde öyle kudsî feyizler var ki, sanki talebenizin elinden tutuyor, alâkayla mütálea eden veyâ istimâ‘ eyleyenleri, “Bak, bu, bu ma‘nâya delâlet eder. Şu, şunun içindir. Bundaki maksad ve gáye ve hikmetler şunlardır. Gel, daha yukarı gidelim, daha ilerleyelim” diye, menba‘dan menbaa,
Lügat: muhterem, besmele, muazzez, hikmet, istim