Mükâtebât-ı Nursiyye ve Hulûsıyye
Muhammed DOĞAN (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
اَنْ هَدٰينَا اللّٰهُ لَقَدْجَاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِاْلحَقِّ
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ مِنَ اْلاَزَلِ اِلَى اْلاَبَدِ عَدَدَ مَا فِى عِلْمِ اللّٰهِ وَ عَلٰى اٰلِهِ وَ صَحْبِهِ وَ سَلِّمْ
Hulûsí
Mektûb No: 22
Hulûsí
Bey’in fıkrasıdır.
Maddeten uzak düşen
bu bî-çâre talebenizi yakından temsîl eden Hâfız
Sabri Efendiyle diğer zevâtın Nûrlar hakkındaki
ihtisâsları çok kıymetli ve yüksek ve lâyıklı bir
súrette ifâde edilmiştir. Bir mektûbunuzda Muallim Cûdî’nin kasídesi
münâsebetiyle buyurduğunuz vecîzeyi burada tekrâra münâsebet geldi.
وَمَا مَدَحْتُ مُحَمَّدًا بِمَقَالَتِى * وَ لٰكِنْ مَدَحْتُ مَقَالَتِى بِمُحَمَّدٍ
sırrınca,
güzellik yazılarımızda değil, belki i‘câz-ı
Kur’ân’dan olan nûrlu “Sözler”e ve “Mektûbât”a
áiddir. Her ferd-i mü’min, derece-i fehim ve zevkıne
göre, aslında güzel olan bir şeyi
ta‘rîf eder. Acz ve fakrdaki lezzet, şefkat ve tefekkürdeki
ulviyyet, hakíkaten hîç bir şeyle kábil-i kıyâs
değilmiş.
Hâl-i álem müsâid olsa da, hazîne-i hássa-i Kur’ân’dan çıkararak ta‘bîr-i álînizce dellâllığını yaptığınız elmasları çok gözler görse! Görse de, sarhóşlar ayılsa, mütehayyirler kur-
Lügat: maddeten, tefekkür, muallim, efendi, hayyir, şefkat