Mektûbât-ı Hulûsıyye-1
El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Bu âyeti ta‘kíb eden âyetler de ma‘nidârdır, okunsun. Kur’ân-ı Hakîm, bu büyük kitâbın bir
nüshası mâhiyyetindedir. Elláh, Kur’ân-ı Hakîm’i de bir muallim vâsıtasıyle cin ve inse göndermiş ve öğretmiştir. O Muallim, Seyyidü’l-beşer, Fahr-i álem Hazret-i
Muhammed Mustafa (asm)’dır. Bu Mukaddes Kitâb, o
hikmetli büyük kâinât kitâbını, âyetleri ile okuyor ve
okutuyor.
Fenn-i hikmet: Eşyâyı bildiren fen demektir.
Hakíkí fenn-i hikmet: Eşyânın yaratılışını Sáni-ı áleme verir. Esbâba ve tabîata
vermez. Bu husústaki kitâbları okurken, bu noktayı dikkate almak gerektir ki; hakíkí olup olmadığı anlaşılsın.
Üçüncü
Suâliniz: “Hayrât
ve hasenâtın hayâtı niyyet iledir. Fesâdı da ucb, riyâ ve
gösteriş iledir. Ve fıtrî olarak vicdânda şuúr ile bi’z-zât hissedilen vicdâniyyâtın esâsı, ikinci
bir şuúr ve niyyet ile inkıtá‘ bulur.
“Nasıl ki, amellerin hayâtı niyyet iledir. Onun gibi, niyyet bir cihetle fıtrî ahvâlin ölümüdür. Meselâ: Tevâzua niyyet onu ifsâd eder,
tekebbüre niyyet onu izâle eder, feraha niyyet onu uçurur, gam ve kedere niyyet
onu tahfîf eder. Ve hâkezâ kıyâs et”
Üçüncü Suâlinizin Cevâbı: Suâl’deki, “nasıl ki; amellerin hayâtı” ile başlayan kısım nihâyete kadar, buraya kadar olan suâl kısmının tatbîkı ve misâlidir. Meselâ, bir câmi inşâsına yardım için, niyyette Elláh rızásı esâs olursa, amel hayâtlıdır, sevâbı devâm eder. Ucb, riyâ, gösteriş için yapılan hayrât ve hasenât sevâb te’mîn etmez, o hayr ve haseneyi ma‘nen öldürür.