Nüzûl-i Ísâ (as)
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
cağım, senin için yazdığım ecele seni te’hír edeceğim ve seni onların eliyle değil, rahat döşeğinde vefât ettireceğim’ demektir.
“Veyâhúd, اِنّ۪ى مُتَوَفّ۪يكَ âyetinin ma‘nâsı, ‘Seni yerden kabz edip alacağım’ demektir.
“Veyâhúd, اِنّ۪ى مُتَوَفّ۪يكَ âyetinin ma‘nâsı, ‘Seni uyutup, uykuda iken alacağım’ demektir. Zîrâ, ‘teveffâ’
kelimesi ‘uyku’ ma‘nâsında dahi kullanılmaktadır. Nitekim, En‘ám Sûresi’nin
60. âyet-i kerîmesinde şöyle buyrulmaktadır:
“وَهُوَ الَّذ۪ى يَتَوَفّ۪يكُمْ بِالَّيْلِ ‘O Elláh ki, sizi geceleyin teveffî ettirir. Ya‘nî,
uyutur.’
“وَرَافِعُكَ اِلَىَّ ‘Seni mahall-i kerâmetime ve meleklerimin makámına alacağım’ demektir.”[57]
“İbn-i Kesîr”, âyet-i kerîmede geçen اِنّ۪ى مُتَوَفّ۪يكَ cümlesi
hakkında değişik rivâyetleri serd ettikten sonra şunu kayd eder:
“Ekser müfessirlere göre, bu âyet-i kerîmede geçen تَوَفَّي kelimesinin ma‘nâsı ‘uyku’dur.”[58]
“Tefsîr-i Kuşeyrî”de şöyle denilmektedir: