Nüzûl-i Ísâ (as)
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
İkincisi: A‘raf Sûresi’nin 189. âyet-i kerîmesinde şöyle buyruluyor:
هُوَ الَّذ۪ى خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ اِلَيْهِا
“Sizi bir nefisden (Âdem’den) yaratan ve ondan da gönlü kendisine meyl edip râhat etsin diye zevcesini (Havvâ’yı) yaratan O’dur.”[414]
Üçüncüsü: Zümer Sûresi’nin 6. âyet-i kerîmesinde ise şöyle buyruluyor:
خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ
جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا
“Elláh, sizi bir nefisden (Âdem’den) yarattı. Sonra Âdem’den eşini (Havvâ’yı) yarattı.”[415]
İşte bu âyet-i kerîmeler,
Hazret-i Havvâ vâlidemizin, Hazret-i Âdem babamızdan yaratıldığını ve onlardan tenâsül kánûnuyla erkek ve dişilerin türediğini beyân ediyor. Bu âyet-i
kerîmelerden anlaşılıyor ki: Cenab-ı Hak, envâ-ı nebâtât ve hayvânâtın en evvel babalarını yaratmış. Daha sonra o evvel babadan onun dişisini halk etmiş. Sonra da o zevc ve zevcenin birleşmesiyle onlardan erkek ve dişi nesiller vücûda getirmiştir. Nitekim, Bedîuzzamân
Hazretleri bu hakíkatı şöyle ifâde etmiştir:
“Bu kánûn-i tenâsül, mebde’ i‘tibârıyla, iki yüz bin envâ-ı hayvânâtın mebde’leriyle hark edilmiş ve nihâyet verilmiş.