Nüzûl-i Ísâ (as)
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Bir kimsenin, Yahûdî târîhıni ve inançlarını incelemeksizin bunu anlaması
çok zordur. Süleyman aleyhi’s-selâmın irtihâlinden sonra peş peşe felâketlere uğrayan ve nihâyet Bâbil ile Asur imparatorluklarının köleleri olarak Arz’a dağılan Yahûdîlere peygamberleri, ‘Mesîh’in gelişi ile ilgili müjdeler vermeye başlamıştı.
“Mesîh onları içinde bulundukları zilletten kurtarıp bir araya getirecekti. Bu haberleri hâfızalarından silmeyen Yahûdîler, savaşıp ülkeler feth edecek bir kral hüviyetinde, tüm dünyâ Yahûdîlerini bir araya getirip Filistin’de toplayacak olan ve onlar için kudretli bir imparatorluk kuracak olan Mesîh’in gelişini beklemeye başlamışlardı. Fakat, Meryem oğlu Ísâ aleyhi’s-selâm, Elláh tarafından beklentilerin aksine ordu sáhibi olmayan bir Mesîh olarak geldiğinde Yahûdîler onu kabûle ve Mesîh olarak tanımaya yanaşmayıp kafalarına onu öldürmeyi takmışlardı. O gün bugündür dünyâ Yahûdîleri geleceği ‘va‘d edilen Mesîh’i beklemektedir. Onların literatürü bu konudaki tasavvurlarla doludur. Asırlardır Talmud’da ve háhám edebiyyâtında tasvîr edilip ümîdle beklenilen ve va‘d edilen Mesîh’in, büyük bir askerî ve siyâsî lider olacağı, Nil Nehri’yle Fırat Nehri arasındaki bölgeyi kendileri için ayıracağı ve Yahûdîleri dünyânın her yerinden toplayıp bu ülkede tekrâr bir araya getireceği umûduyla yaşamaktadırlar. Yahûdîler bu bölgeye kendilerinin mîrâsçı olduğunu kabûl ederler.
“Şimdi, Ortadoğu’nun mes’elelerine bakan ve onları Resûlülláh’ın (sav) haberlerinin arka plânında inceleyebilen kimse hemen fark edecektir ki, varılan bu merhale, Resûlülláh tarafından haber verilen ve Yahûdîlerin ‘va‘d edilen Mesîh’ adı altında zuhûr edecek olan büyük Deccâl’in çıkışı için gerekli tüm şartları hâizdir. Müslümânlar, Filistin’in büyük kesiminden sürülmüş ve burada bir Yahûdî İsrâîl Devleti kurulmuştur.