Nüzûl-i Ísâ (as)
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
(asm), bütün peygamberlerin
da‘vâsını tazammun eder.
Demek oluyor ki; o Ísevî
cemâat, bâtıl Hıristiyanlık dînini terk ederek
Hazret-i Ísâ (as)’ın dîn-i hakíkísi olan İslâmiyyeti kabûl edecek ve Kur’ân’a iktidâ edecektir. Daha sonra,
Kur’ân’a ittibâ‘ eden Müslümânlarla ittifâk edip, bu kuvvetle dînsizlik cereyânını álemden kaldırıp ma‘nen öldüreceklerdir.
Yoksa “Hıristiyan olarak kalacaklar”
demek değildir. Çünkü, Hazret-i Ísâ (as)’ın dîni, Hıristiyanlık değildir. Hıristiyanlık ve Yahûdîlik dînleri, peygamberlerle alâkası olmayan ahbâr ve rûhbânların ihdâs ettiği bâtıl dînlerdir.
Hem dikkat edilirse,
Bedîuzzamân (ra), onlar için “Ísevî” ta‘bîrini kullanmış, “Hıristiyan” ta‘bîrini kullanmamıştır. Ya‘nî, onlar, Hazret-i Ísâ (as)’ın hakíkí dîni olan İslâmiyyete tâbi‘ olan ve evsáf-ı Nebeviyyeyi İncîl’de görüp risâlet-i Muhammediyye’yi tasdîk eden kimselerdir.
İşte, Bedîuzzamân (ra) bu hakíkati, (O rûhânîler, dîn-i Ísevî’nin
hakíkatını hakíkat-ı İslâmiyye ile mezc ederek o kuvvetle onu dağıtacak, ma‘nen öldürecek. Hattâ, “Hazret-i Ísâ aleyhi’s-selâm
gelir. Hazret-i Mehdî’ye namâzda iktidâ eder, tâbi‘ olur” diye rivâyeti, bu
ittifâka ve hakíkat-ı Kur’âniyyenin metbûıyyetine ve hâkimiyyetine işâret eder” cümlesiyle ifâde