Nüzûl-i Ísâ (as)
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
insânlar mı İslâmiyyeti yeniden tedkík ederek doğru olarak
anlayacaklardır! Heyhât! Hangi insáf sáhibi böyle bir hurâfeyi kabûl eder?
Farz-ı muhâl, hakíkat-ı hâl böyle olsa, o zamân bugüne
kadar İslâm dîni yanlış anlatılmış ve ümmet-i Muhammediyye (asm)
da dalâlette kalmış demektir. El-ıyâzü billâh!
Hem nüzûl-i Ísâ (as) hakkındaki
hadîsler, şâyet zayıf veyâ mevzú‘ hadîs ise, bu konu nasıl akídeye
girmiştir? Zîrâ, bir mes’elenin akídeye girebilmesi için sübûtu, delîl-i kat‘í
ile sâbit olmalıdır. Ya‘nî, hakkında ya bir âyet veyâhúd mütevâtir veyâ sahîh
bir hadîs bulunmalıdır. Zîrâ, dînde mevcûd olan her mes’ele ile
alâkalı bir veyâ bir kaç hadîs mevcûddur. Çünkü, İslâmiyyet,
Resûl-i Ekrem (asm)’ın akvâl, ef‘ál ve ahvâlinden çıkmıştır. Bütün evâmîr
ve nevâhî-yi İlâhiyyenin birinci muhátabı, şübhesiz
zât-ı Risâlet (asm)’dir. Hâlbuki, Ísâ (as)’ın cism-i beşerîsiyle semâdan
yeryüzüne ineceğine dâir hadîsler bir kaç tâne değil; yüzden fazladır. Hem de
bu hadîslerin bir kısmı sahîh, bir kısmı da mütevâtirdir. Buna rağmen
nüzûl-i Ísâ (as)’ı akıldan uzak görüp redd edenler, ancak bâtıl bir fikre
saplanmışlardır. Bu bâtıl fikrin menbâı da, İslâmiyyeti bozmak için
çalışan o gizli ecnebî komitedir.
Ba‘zı nâdânlar, “Nüzûl-i Ísâ,
Hıristiyanların inancıdır. İslâmiyyette böyle bir inanç yoktur”
demekle, gûyâ kendilerince İslâma böyle yanlış bir inancın girmesine
mâni‘ oluyorlar. Hâlbuki, o kimseler, bu inançlarıyla İslâmiyyetin akídeye
girmiş olan bir mes’elesini inkâr etmiş, bâtıl olan Hıristiyanların
inancına da tarafdâr olmuş oluyorlar.
Hıristiyanlar, Peygamber Efendimize asırlar boyu hakárette bulunmuş, Hazret-i Ísâ (as)’ı da beşer sıfatından çıkarıp ona ilâh nazarıyla baktıkları hâlde, nasıl olur da Ísâ (as)’ın âhir-
Lügat: peygamber, muhammed, beşerî, birinc, ediyye, efendi, komite, rağmen, inkâr, âmiyy, şübhe