Nüzûl-i Ísâ (as)
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
tümü, Hazret-i Peygamber (asm)’dan iki asır sonra
tedvîn edildiğinden hîç bir hadîs mevzú‘ ve yalandan hálî değildir. O hâlde,
bir-iki hadîs háric hîç bir hâdise i‘timâd edemeyiz” diyorlar. Neúzü
billâh!
Bu müsteşrikler ve onların beşiğinde
büyüyenlerin ba‘zıları da hadîslerin râvîlerini ta‘n etmek súretiyle
hadîsleri devreden çıkarmak istiyorlar. Hattâ, İbn-i Abbâs, Ebû Eyyûb
el-Ensárî, İbn-i Ömer gibi otuza yakın sahâbenin
i‘timâdını kazanmış büyük sahâbî Ebû Hüreyre’yi hâşâ kizb ve
yalancılıkla ittihâm ediyorlar. Kezâ, takvâ ve hadîs husúsundaki hıfz ve zabt
yönünün sağlam olduğu konusunda İmâm Şâfií, İmâm Ahmed b. Hanbel
gibi binlerce büyük müctehid ve álimlerin i‘timâdını kazanan ve
tâbiínlerin büyüklerinden ve ilk hadîs müdevvini sayılan “İmâm Zührî”
gibi pek çok muhaddislere i‘tirâz edip, onlardan gelen hadîsleri redd
ediyorlar.
Evet, bu kişiler, “ilmî araştırma”
adı altında kendi yalanlarına ve iftirâlarına ilim
libâsını giydiriyorlar. Zanlarınca da İslâmiyyetin
hakíkatlarını ibrâz etmekle İslâmiyyeti müdâfaa ettiklerini iddiá
ediyorlar. Gûyâ onlardan önce hîç bir álim, hîç bir imâm ve hîç bir müctehid,
hattâ hîç bir sahâbe bugüne kadar İslâmiyyeti anlamamıştır. Kendilerini,
bu işi en güzel anlayıp anlatmakla mükellef görüyorlar. Hâşâ!
Acabâ, asr-ı saádet insânı olan, sahâbe ile berâber yaşayıp dersini İslâmiyyetin menbâından alan ve kırk sene yatsı abdestiyle sabâh namâzını kılan İmâm A‘zam ve Táûs-i Yemenî gibi dâimâ zühd ve takvâ ile ilim ve ibâdet içinde hayâtlarını geçiren, asırlar boyu bütün Müslümânlara imâm ve muktedâ bih olan bu zevât-ı áliyyeler İslâmiyyeti anlamamışlar da, fitne ve fücûr asrı olan bu asırda yaşayan ve günâhlarla âlûde olan
Lügat: peygamber, muhaddis, hüreyre, hâdise, hâdis, âmiyy