Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan (Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
ve isyâna da Cehennem’de zakkúm,
Üçüncüsü: Şu kâinâtın mevti mümkündür. Zîrâ, şu kâinâtta tekâmül kánûnu
vardır. Bu kánûna tâbi‘ olanlar, kendilerini ölümün pençesinden
kurtaramazlar. Mâdem insân, gece ve gündüzün dönmesiyle tekâmül ediyor, yatıp kalkmakla neşv ü nemâ buluyor. Tekâmül
eden ve neşv ü nemâ bulan her mevcûdun bir ömr-i fıtrîsi bulunduğu gibi; insânın da bir ömr-i fıtrîsi vardır. Böyleleri ölümün elinden kendilerini kurtaramazlar. Álem-i
asgar olan insân ölümün pençesinden kendisini kurtaramadığı gibi; elbette insân-ı ekber olan kâinât dahi
ölümün pençesinden kendisini kurtaramaz. Zîrâ, o da tekâmül kánûnuna dâhıldir.
Dördüncüsü: Mevt-i dünyâ vukú‘ bulacaktır. Zîrâ, her insân geceleyin
uyumakla bir nev‘í ölür. İnsânın bu ölümü, mevt-i dünyânın bir nümûnesidir ve ondan
haber verir.
Beşincisi: Ölecek álemin yeniden dirilmesi mümkündür. Zîrâ, insânın her gece vefât edip her sabâh yeniden bir daha diriltilmesi, álemin vefâtından sonra diriltilmesinin mümkin olduğunun bir delîlidir.
Altıncısı: Bu álem ikinci def‘a tekrâr
diriltilecektir. Zîrâ, insânı her sabâh bi’l-fiil ihyâ ve
aynen iáde eden kim ise, bütün kâinâtı tekrâr ihyâ ve iáde edecek
de O’dur.
Her gün Kıyâmet ve haşrin tekerrür eden
nümûnelerini gören bir insân, elbette haşr-i ekberi inkâr edemez ve
etmemelidir.
İşte, Kur’ân, bu âyetiyle haşr-i cismânîye terettüb eden mezkûr altı suâle muknî cevâb vermekle da‘vâsını böyle isbât ediyor.
Bu âyet-i kerîme de, daha
önce geçen,
يُخْرِجُ الْحَىَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَىِّ وَيُحْيىِ