Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
Molla Muhammed el-Kersî
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
“Cennet olmazsa, Cehennem ta‘zîb etmez.”
“Şuá‘lar” adlı eserde
şöyle
denilmiştir:
“Evet bu kâinâtta hayır-şer,
lezzet-elem, ziyâ-zulmet, harâret-bürûdet, güzellik-çirkinlik, hidâyet-dalâlet birbirine karşı gelmesi
ve içine girmesi, pek büyük bir
hikmet içindir. Çünki şer
olmazsa, hayır bilinmez. Elem olmazsa, lezzet anlaşılmaz.
Zulmetsiz ziyâ, ehemmiyeti olmaz. Soğukla,
harâretin dereceleri tahakkuk eder. Çirkinlik ile, hüsnün tek bir hakíkatı, bin
hakíkat ve binler çeşit hüsün
mertebeleri vücûd bulur. Cehennem’siz Cennet’in pek çok lezzetleri gizli kalır.
Bunlara kıyasen,
herşey bir cihette zıddıyla
bilinebilir. Ve birtek hakíkatı, sünbül verip çok hakíkatlar olur. Mâdem bu karışık
mevcûdât dâr-ı fânîden dâr-ı bekáya akıp
gidiyor; elbette nasıl ki hayır,
lezzet, ışık, güzellik, îmân gibi şeyler
Cennet’e akar. Öyle de şer,
elem, karanlık, çirkinlik, küfür gibi
zararlı maddeler Cehennem’e yağar. Ve
bu mütemâdiyen çalkanan kâinâtın
selleri o iki havuza girer, durur. Kerâmetli Yirmi Dokuzuncu Söz’ün âhirindeki
remizli nüktelerine havâle ederek kısa kesiyoruz.”