Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
Molla Muhammed el-Kersî
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Bu işin içinde, onların hakkı da vardır. Zîrâ âyet-i kerîme,
وَبَشِّرِ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا
الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ ya‘nî; “Ey Habîbim! Îmân edip amel-i sálih
işleyenlere, Cennet’lerin
tahsîs ve temlîk edileceğini
müjdele!”
Demek Elláh (cc), îmân ve amel-i sálihin karşılığında, bu va’di ve müjdeyi veriyor. Öyle ise, bu ikrâmlar, sâdece bir va‘dden ibâret değil; îmân ve amel-i sálihin de mukábilidir. İşin içinde bu hakíkatın da payı vardır ve bu, bir gerçektir ki; ehl-i îmân, îmânı ve amel-i sálihi sayesinde, bu mazhariyyete kesb-i istihkák etmiştir.
İşte Müellif (ra), bütün bu mezkûr ma‘nâların, اَنَّ harf-i tahkíkinden nebeán edip geldiğini, bize beyân buyuruyor. جَزَاهُ اللّٰهُ خَيْرًا كَث۪يرًا