Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
Müellif: Bedîuzzaman Saîd Nursî Şârih: Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
halk arasında ibâdet hükmünü almıştır. Halkı bu konuda bilgilendirmek, yanlış i’tikádlardan muhâfaza etmek ve bu nev’ı bid’aları izâle etmek Diyânet İşleri Başkanlığı’nın vazífesidir.
Altıncı Mes’ele: İbâdetler, Mîlâdî Takvîme göre değil, Kamerî Takvîme göre yapılır. Bütün peygamberlerin şerîatlerinde Kamerî Takvîm esâstır, ahkâm-ı İlâhiyye ona göre tanzím edilmiş ve ibâdetler o hesâba göre edâ edilmiştir.
Cenâb-ı Hak, Tevbe Sûresi’nin 36. âyet-i kerîmesinde, Kamerî Takvîmden bahsetmekte, Levh-i Mahfûz’da Kamerî senenin on iki ay olarak takdîr edildiğini, semâvât ve Arz’ın hılkatinden itibâren de bu hükm-i İlâhînin tahakkuk ettiğini, ya’nî öyle icrâ edildiğini, bütün peygamberlerin şerîatlarında ef’ál-i ihtiyâriyye-i insâniyyeye terettüb eden ahkâmın bu aylara göre vaz’ edildiğini, bu on iki aydan dördünün “harâm aylar” diye tesbît edildiğini, bu aylara hürmet edilmesi gerektiğini, riáyet etmeyenlerin ma’nevî mes’ûliyyet altına girdiğini beyân buyurmaktadır.
Evet, ilk Peygamber Hazret-i Âdem (as)’dan son Peygamber Hazret-i Muhammed (asm)’a kadar bütün peygamberlerin dîni olan İslâm’da ahkâm-ı şer’ıyye, Kamerî Takvîme göre vaz’ edilmiş ve ona göre icrâ ve tatbîk edilmiştir. Ümmet-i Muhammediyye (asm) da Asr-ı Saádet’ten bugüne kadar ibâdetlerini, dînî merasimlerini, mübârek gün ve gecelerin ihyâsını (Mevlid, Regáib, Mi’râc, Berat, Kadir geceleri gibi) bu takvîme göre yapmışlardır. Zîrâ, Kitâb ve Sünnet’te böyle bildirilmiştir. Hîçbir hükm-i İlâhî, Mîlâdî Takvîme göre vaz’ edilmemiş ve o ahkâmın icrâ ve tatbîkı yapılmamıştır. Meselâ;