Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
Müellif: Bedîuzzaman Saîd Nursî Şârih: Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
ölümü muhakkak olduğundan, aslâ hayâle ve faraza lüzûm kalmadan insân, mevt ve fenâsını fikren görebilir ve nazaran
bakabilir. Ya’nî, insân ve insânın hayâtındaki husúsí dünyâsı, her gün ve her senede, hattâ her ânda mevt ve fenâya ma’rûz kalırken ve bu mevt ve fenâsı, ákıbetteki mevt ve fenâsını gösterip isbât ederken, daha
hayâl kurarak istikbâli şu âna getirip faraziyyeler ile ölümü düşünmeye bir ihtiyâc yoktur. Belki, istikbâli şu âna getirmek yerine; fikren küllîleşip tefekkürle şu ândan istikbâle fikren gidip nazaran bakmak,
hakíkat mesleğine daha münâsibdir.
O hâlde, diyebiliriz ki;
ba’zı ehl-i tarîkatın yaptığı râbıta-i mevt, hakíkate ulaşmamış ve fikren küllîleşmemiş kimselerin bidâyette yaptıkları bir râbıta-i mevt usûlüdür ve ehl-i hakíkatin râbıta-i mevtine ulaşmak için bir basamak ve mukaddimedir.
Suâl: Üstâd Bedîuzzamân (ra) Hazretleri’nin, “On Yedinci Lem’a”nın “On İkinci Nota”sında yaptığı râbıta-i mevt -ki orada ölümünü,
kabre girişini ve kabrindeki vaz’ıyyetleri bahsetmektedir- ehl-i tarîkatın hayâlî râbıta-i mevt usûlüne benzemiyor
mu?
Elcevâb: Hayır. Çünkü, Üstâd Bedîuzzamân (ra) Hazretleri, orada hayâl kurmamaktadır ve bir faraziyyeden bahsetmemektedir. Belki, Üstâd Hazretleri, istikbâle fikren gitmiş ve mevt hakíkatini keşfederek ayne’l-yakín görmüştür. Onun için o “Nota”nın başında, “Ey Rabb-i Rahîmim ve ey Hálık-ı Kerîmim! كُلُّ اٰتٍ قَرِيبٌ sırrıyla ben şimdiden görüyorum ki” demiştir. Ya’nî, “Her gelecek, yakındır” hadîsinin sırrıyla, “Ben, zamânın üstüne çıkarak istikbâli şimdiden keşfedip görüyorum” demek istemiştir. Râbıta-i mevt hakíkatinin daha iyi anlaşılması için “On Yedinci Lem’a”nın “On İkinci Nota”sını aynen naklediyoruz:
“Ey bu Notaları dinleyen dostlarım! Biliniz ki; ben hılâf-ı ádet olarak, gizlemesi lâzım gelen Rabbime karşı kalbimin tazarru’ ve niyâz ve münâcâtını ba’zan yazdığımın sebebi; ölüm, dilimi susturduğu zamânlarda, dilime bedel kitâbımın söylemesinin kabûlünü rahmet-i İlâhiyyeden ricâ etmektir. Evet, kısa bir ömürde, hadsiz günâhlarıma keffâret olacak, muvakkat lisânımın tövbe ve nedâmetleri kâfî gelmiyor. Sâbit ve bir derece dâim olan kitâbın lisânı daha ziyâde o işe yarar. İşte on üç
Lügat: ehl-i hak, mukaddime, mukaddim, tefekkür, bidâyet, muhakka, nazaran, fikren, hadsiz, küllî, sinin