Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
Müellif: Bedîuzzaman Saîd Nursî Şârih: Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Hem kendi nefsine de zulmeder. Belki bir nev’ı şirk-i hafîye yol açar. Evet, bir kal’ayı fetheden bir taburun ganîmetini ve muzafferiyyet ve şerefini, binbaşısı alamaz.” [205]
“Hakíkat ise, müsbet şeyler, haseneler, iyilikler cemâate, orduya tevzî edilir ve menfîler ve tahrîbât ve kusúrlar başa verilir. Çünkü, bir şeyin vücûdu, bütün şerâitin ve erkânının vücûdu ile olur ki; kumândân yalnız bir şarttır. Ve o şeyin ademi ve bozulması ise, bir şartın ademi ile ve bir rüknün bozulması ile olur, mahvolur, bozulur. O fenâlık, başa ve reîse verilebilir. İyilikler ve haseneler, ekseriyyetle müsbet ve vücûdîdir. Başlar sáhib çıkamazlar. Fenâlıklar ve kusúrlar, ademîdir ve tahrîbîdir. Reîsler mes’ûl olurlar.” [206]
“Bir işde mehâsin ve şeref hâsıl oldukça, havâssa peşkeş edilir; seyyiât olsa, avâma taksîm edilir. Meselâ, bir tabur galebe çalsa, şân üşeref kumândâna verilir, taksîm edilmez. Mağlûb olduğu vakit, seyyie tabura taksîm edilir. Meselâ: Bir aşîret nâmûskârâne bir iş etse, ‘Âferin Hasan Ağa’ derler. Fenâlık ettikleri vakit, ‘Tuh, ne pis aşîret imiş’ diyecekler.” [207]
Şu “İkinci Hatve”de, yukarıda geçen âyet-i kerîmenin tefsîri
sadedinde anlattığımız mezkûr hakíkatler ders verilmekle berâber, iki ana esâsa daha fazla
temâs ediliyor:
Biri: Râbıta-i mevttir.
Diğeri: Hizmette ileri gitmek, ücrette geri kalmaktır.
Bu makámda bu iki esâsı biraz îzáh etmek münâsibdir.
Lügat: seriyye, ekseri, havâss, hizmet, mezkûr, peşkeş, seriyy, seyyie, dilir