İkinci İşâret’in Şerhi
Molla Muhammed el-Kersî
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
وَكُلُّ اٰىٍ أَتَى الرُّسْلُ الْكِرَامُ بِهَا
فَإِنَّمَا اتَّصَلَتْ مِنْ نُورِهِ بِهِمِ
“Bütün peygamberlerin getirdiği mu‘cizeler, onlara,
ancak onun nûrundan ulaşanlardan ibârettir.”
فَإِنَّهُ شَمْسُ فَضْلٍ هُمْ كَوَاكِبُهَا
يُظْهِرْنَ أَنْوَارَهَا لِلنَّاسِ فىِ الظُّلَمِ
“Çünkü, o, bir fazílet güneşidir. Diğer peygamberler ise o güneşe bağlı olan ve güneş batınca karanlıkta insânlara o güneşin envârını izhâr eden yıldızlardır.”[199]
“O, bütün enbiyânın imâmıdır.” Cenâb-ı Hak, Mi‘râc gecesinde bütün peygamberlerin, velîlerin ve bütün geçmiş ve gelecek olan mü’minlerin rûhlarını Kuds-i Şerîf’te topladı. Resûl-i Ekrem (asm), onlara imâm olup iki rek‘at namâz kıldırdı. Sonra hep berâber Mi‘râc yolculuğuna çıktılar. Urûc ederken tek başıyla değil, arkasındaki namâz kılanlar da urûc ettiler. Cenâb-ı Hak, kime hangi makámı takdîr buyurmuşsa, herkes kendi makámına kadar urûc edip orada kaldı. O gece, Mi‘râc’a çıkarken her mü’min arkasındaydı. İmâm Gazâlî, İmâm Rabbânî, hattâ her ehl-i îmân onun arkasındaydı. Kendisi bi’z-zât cesed-i mübârekiyle, bütün ehl-i îmân da rûhları ile Mi‘râc’a çıktı. Pâdişâh-ı álemle görüştü. O gece bütün álemin imâmı olduğunu gösterdi. O gece Kuds-i Şerîf’de namâz kıldırırken,