İkinci İşâret’in Şerhi
Molla Muhammed el-Kersî
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Yûsuf (as) güzeldir. Ama,
onun güzelliğinin menbaı yine Resûlulláh (asm)’dır. Hîç bir peygamber yoktur ki; daha peygamberimizin cesed-i mübâreki yaratılmadan, onu
peygamber olarak kabûl etmiş olmasın. Onun peygamberliğini kabûl etmeden peygamber olan hîç bir nebî yoktur. O,
bütün resûllerin seyyididir. Bütün enbiyânın imâmıdır. Bütün evliyâ ve asfiyânın serveridir. Hîç bir kimse, ne sîreten,
ne de súreten ona kavuşur. Müellif (ra), bu konuda şöyle buyuruyor:
“Nasıl ki, Nûr-i Muhammedî ve hakíkat-ı Ahmediyye aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm, dîvân-ı
nübüvvetin hem
fâtihası hem hátimesidir. Bütün enbiyâ, onun asıl nûrundan istifâza ve hakíkat-ı
dîniyyenin neşrinde onun muínleri ve vekîlleri hükmünde oldukları ve
nûr-i Ahmedî (asm) cebhe-i Âdem’den tâ zât-ı
Mübârekine
müteselsilen tezáhür edip neşr-i nûr ederek intikál ede ede tâ zuhûr-i etemmle kendinde cilveger olmuştur.
Hem mâhiyyet-i kudsiyye-i Ahmediyye, ‘Risâle-i Mi‘râc’da kat‘í bir súrette isbât edildiği gibi, şu şecere-i kâinâtın hem çekirdek-i
aslîsi, hem âhir ve en
mükemmel
meyvesi olmuş.
“Öyle de, hakíkat-ı Kur’âniyye, zamân-ı Âdem’den şimdiye kadar hakíkat-ı Muhammediyye (asm) ile berâber müteselsilen enbiyâların suhuf ve kütüblerinde nûrlarını neşr ederek gele gele tâ nüsha-i kübrâsı ve mazhar-ı etemmi olan Kur’ân-ı Azímü’ş-şân súretinde cilveger olmuştur.”[198]
“O, bütün resûllerin seyyididir.” Zîrâ, bütün peygamberlere verilen mu‘cizeler, ona ihsân edilen mu‘cize sofrasından alınmış birer nümûnedir.