İkinci İşâret’in Şerhi
Molla Muhammed el-Kersî
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Nasıl ki; risâlet hakíkati, inkişâf ederek netîcede
risâlet-i Muhammediyye ile kemâlini buldu. Öyle de, kelâmulláh denilen vahiy
hakíkati de gele gele Kur’ân-ı Azímü’ş-şân ile hıtâm buldu. Evet, Elláh
(cc) tenezzülât-ı İlâhiyye nev‘ınden nev-ı beşerin fehim ve kábiliyyetlerine riáyet ederek, kelâm sıfatıyla evvelâ suhuflar
súretinde tecellî etti. Sonra Tevrât, Zebûr ve İncîl’i netîce verdi.
En son olarak da bütün suhuf ve kütübün hulâsası olan Kur’ân súretinde
kemâlini buldu.
Nasıl ki; ulûm-i evvelîn ve âhirîni câmi‘ olan Kur’ân-ı Azímü’ş-şân en son, en mükemmel ve cihânşümûl bir kitâbdır. Aynen öyle de, bu Kitâb-ı Zî-şân’ın muhátabı olan Resûl-i Ekrem (asm) da en son, en mükemmel ve cihamşümûl bir peygamberdir. Cenâb-ı Hak, tekvînî olarak bütün kâinâtla, semâvât ve Arz’la ve mevcûdât-ı áleme müvekkel olan melâikeyle, bâ-husús o meleklerin reîsleri hükmünde olan Cebrâîl, İsrâfîl, Mikâîl ve Azrâîl (as)’la konuştuğu gibi; teklîfî olarak da bütün peygamberân-ı izámla konuşmuştur. Lâkin, kelâm sıfatının en mükemmel şekli, Kur’ân-ı Azímü’ş-şân’la tezáhür etmiştir. Resûlulláh (asm) da masnûátın en mükemmeli, en güzelidir.