Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
اللّٰهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ , سُبْحَانَ deyip tesbîhi çekerken, o dâire-i zikrin reîsi olan zât-ı Ahmediyye aleyhi’s-salâtü ve’s-selâmın muvâcehesinde, yüz milyon tesbîh edenler, tesbîh elinde çektiklerini ma‘nen hiss eder; o azamet ve ulviyyetle اللّٰهِ سُبْحَانَ اللّٰهِ , سُبْحَانَ der. Sonra o serzâkirin emr-i ma‘nevîsiyle ona ittibâan اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ , اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ dediği vakit, o halka-i zikrin ve o çok geniş dâiresi bulunan hatme-i Ahmediyye (asm)’ın dâiresinde yüz milyon mürîdlerin اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ , اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ ’larından tezáhür eden azametli bir hamdi düşünüp içinde اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ ile iştirâk eder ve hâkezâ...
اَكْبَرُ اَللّٰهُ اَكْبَرُ, اَللّٰهُ ve duádan sonra لَا اِلٰهَ اِلَّا للّٰهُ , لَا اِلٰهَ اِلَّا للّٰهُ otuz üç def‘a o tarîkat-ı Ahmediyye (asm)’ın halka-i zikrinde ve hatme-i kübrâsında o sâbık ma‘nâ ile o ihvân-ı tarîkatı nazara alıp, o halkanın serzâkiri olan zât-ı Ahmediyye (asm)’a müteveccih olup
اَلْفُ اَلْفِ صَلَاةٍ وَ اَلْفُ اَلْفِ
سَلَامٍ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ
der, diye anladım ve hiss ettim ve hayâlen
gördüm.
“Demek, tesbîhât-ı salâtiyyenin çok ehemmiyyeti var.” [14]