Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
álemi var. Hem o álemin keyfiyyeti, o adamın kalbine ve ameline tâbi‘dir. Nasıl ki âyînende görünen muhteşem bir sarây, âyînenin rengine bakar. Siyâh ise, siyâh görünür. Kırmızı ise, kırmızı görünür. Hem onun keyfiyyetine bakar. O âyîne şişesi düzgün ise, sarâyı güzel gösterir. Düzgün değil ise, çirkin gösterir. En nazik şeyleri kaba gösterdiği misillü; sen kalbinle, aklınla, amelinle, gönlünle, kendi áleminin şeklini değiştirirsin. Ya aleyhinde, ya lehinde şehâdet ettirebilirsin.
“Eğer namâzı kılsan, o namâzın ile o álemin Sáni-ı Zü’l-Celâl’ine müteveccih olsan; birden, sana bakan álemin tenevvür eder. Ádetâ namâzın bir elektrik lambası ve namâza niyyetin, onun düğmesine dokunması gibi, o álemin zulümâtını dağıtır ve o herc ü merc-i dünyeviyyedeki karma karışık perîşâniyyet içindeki tebeddülât ve harekât, hikmetli bir intizám ve ma‘nidâr bir kitâbet-i kudret olduğunu gösterir. اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ âyet-i pür-envâr
Müellif (ra), “Lem‘alar” adlı eserinde ise dünyânın üç yüzünü şöyle îzáh etmiştir:
“Sonra ekser nâsın áşık ve mübtelâ olduğu dünyâya baktım. Nûr-i Kur’ân ile gördüm ki; biribiri içinde üç küllî dünyâ var. Birisi esmâ-i İlâhiyyeye bakar, onların âyînesidir. İkinci yüzü âhirete bakar, onun mezraasıdır. Üçüncü yüzü, ehl-i dünyâya bakar, ehl-i gafletin mel‘abegâhıdır. Hem herkesin bu dünyâda koca bir
Lügat: ehl-i gaflet, ehl-i dünyâ, herc ü merc, tebeddülât, keyfiyyet, pür-envâr, muhteşem, tebeddül, tenevvür, harekât, lehinde, udre(t), hikmet, rengin, âhiret, çirkin, küllî, misil, âhire, şişe