Tesettür Risalesi'nin Şerhi
Müellif: Bediuzzaman Said Nursi Şârih: Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Hem tefahhuş ve tefessüh etmeyen bir güzel kadın, nâzik ve serîü’t-teessür olduğundan, maddeten te’sîri tecrübe edilen, belki semlendiren pis nazarlardan elbette sıkılır. Hattâ, işitiyoruz; açık-saçıklık yeri olan Avrupa'da çok kadınlar, bu dikkat-i nazardan sıkılarak, “Bu alçaklar bizi göz hapsine alıp sıkıyorlar” diye polislere şekvâ ediyorlar. Demek, medeniyyetin ref'-ı tesettürü, hılâf-i fıtrattır.
ihtiyârlıklarını veyâ
çirkinliklerini başkalarına
göstermemek için,
zaíf fıtratları çarşaf ile örtünmelerini, husúsan
yüzlerini örtmelerini iktizá eder. Çünkü, çirkinlik ve yaşlılık en fazla yüzde
tebârüz etmektedir.
2) Kadınlar kıskanç olduğundan, kendilerinden daha güzel olanlara nisbeten çirkin düşmemek için, şer’í tesettür olan çarşaf ile örtünmeyi ve yüzlerini setretmeyi fıtratları ister.
3) Kadınlar fıtraten tecâvüzden ve ittihâmdan korkarlar. Bu sebeble, bir kadın, taarruza ma’rûz kalmamak ve kocası nazarında hıyânetle müttehem olmamak için çarşafla örtünmeyi fıtratı iktizá eder.
(Hem tefahhuş ve tefessüh etmeyen) kötü yola düşmemiş ve ahlâkı bozulmamış (bir güzel kadın, nâzik ve serîü’t-teessür) ince yapılı ve çabuk üzülür (olduğundan, maddeten te’sîri tecrübe edilen belki semlendiren) ma’nen zehirlemek súretiyle zarar veren (pis nazarlardan) bakışlardan (elbette sıkılır. Hattâ, işitiyoruz; açık-saçıklık yeri olan Avrupa'da çok kadınlar, bu dikkat-i nazardan) dikkatli bakışlardan (sıkılarak, “Bu alçaklar, bizi göz hapsine alıp sıkıyorlar” diye polislere şekvâ) şikâyet (ediyorlar. Demek, medeniyyetin ref'-ı tesettürü,) te-
Lügat: dikkat-i nazar, maddeten, nisbeten, tesettür, deniyye, elbette, taarruz, tecrübe, teessür, dikkat, medeni, nisbet, çarşaf, çirkin, nâzik