Tesettür Risalesi'nin Şerhi
Müellif: Bediuzzaman Said Nursi Şârih: Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
maları, tatbîkát noktasında bir icmâ’ teşkîl etmektedir. Ümmetin o günden bugüne kadar hatáda ve yanlışta ittifâk etmesi ise muhâldir.
Evet, bu âyetin ilk muhátabı Hazret-i Peygamber (sav)’in hánımları ve kızları ile sahâbe-yi kirâmın hánımları ve kızlarıdır. Onlar bu hükm-i İlâhîyi nasıl tatbîk etmişlerse, hak ve doğru olan odur. Bunun dışında tesettür-i şer’í için getirilen yorumlar bâtıl ve yanlıştır. Mâdem başta Hazret-i Peygamber (sav)’in zevceleri ve kızları ile sahâbe-yi kirâmın hánımları ve kızları cilbâb âyeti nâzil olur olmaz siyâh çarşafa büründüler, yüzlerini örttüler; öyle ise, şer’í tesettür onların uyguladığı şekildir.
Müellif (ra), bu delîli, “Bin üç yüz elli senede ve her asırda üç yüz elli milyon insânların hayât-ı ictimâıyyesinde en kudsî ve hakíkí ve hakíkatlı bir düstûr-i İlâhî” cümlesiyle ifâde etmiştir.
2) Üç yüz elli bin tefsîr, Kur’ân’ın tesettür-i şer’í emrini “çarşaf” ile tefsîr etmişlerdir. Müellif (ra) bu delîli, “Üç yüz elli bin tefsîrin tasdîklerine ve ittifâklarına istinâden” cümlesiyle ifâde etmiştir.
3) Asr-ı Saádetten bu güne kadar bütün ecdâdımız Kur’ân’ın tesettür-i şer’í emrinin çarşaf olduğu husúsunda i’tikád birliğine varmışlardır. Bu delîli de Müellif (ra), “Bin üç yüz elli sene zarfında geçmiş ecdâdımızın i’tikádlarına iktidâen” cümlesiyle ifâde etmiştir.
İşte, bin üç yüz elli sene zarfında geçmiş ecdâdımızın i’tikád ve tatbîkátına ve üç yüz elli bin tefsîrin tasdîk ve ittifâklarına binâen şer’í tesettürün ancak çarşaf ile olabileceğini kabûl ve da’vâ eden ve tesettür-i şer’ínin çarşaf olduğunu ilmen ve hikmeten isbât eden bir zâtı, elbette değil Türkiye’de, belki yeryüzünde adâlet varsa, bu zâtın aleyhinde verilen haksız karârı reddedecek ve bu hükmü bozacaktır.
Üstâd Bediuzzaman Said Nursi Hazretlerinin, yirmi sekiz senelik mahkumiyet ve hapse atılmasının sebeplerinden biri, belki en mühimmi olarak "Tesettür Risâlesi" gösterilmiştir. Ve o zât mahkemelerde tesettür-i şer'i olan çarşafı müdafaa etmiştir.
Lügat: peygamber, tesettür, elbette, mahkeme, binâen, hikmet, çarşaf, nâzil, şekil