Mükâtebât-ı Nursiyye ve Hulûsıyye
Muhammed DOĞAN (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Mektûb No: 31
Hulûsí’nin fıkrasıdır.
Bir “Mirkátü’s-Sünnet” olan mübârek mektûb hakkındaki ihtisâslarımızı arza maalesef muktedir değilim. Fakat, istikámetli tefsîr, i‘câzlı beyân, nûrlu i‘lân gibi şânına lâyık ta‘bîrle tavsíf edebileceğim “Beşinci Lem‘a”nın on bir nükteyi ihtivâ edişini ma‘nidâr buldum. Sanki, ma‘nen diyor: Îfâ-yı sünnetle mükellef olduğumuz, ol Nebiyy-i Zî-şânın taraf-ı İlâhîden getirip haber verdiği yakínen ma‘lûm olan şeylerin hak olduğunu bilip, kalble tasdîk ve dille ikrâr etmek súretiyle ta‘rîf olunan îmân ve İslâmın şartlarının mecmûu olan on bir adediyle bu nûrlu mektûbdaki nüktelerde sarîh tevâfuk vardır. Mâdem böyledir; mü’minim diyen, ittibâ-ı sünnet etmeli. “Elhamdü lillâh Müslümânım” iddiásında bulunan ve لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ ıtâbından kurtulmak isteyen, sünnete yapışmalı ilh. hakáikı ders veriyor.
Bu mektûbu almazdan evvel -Elláh
hayretsin- bir gece ru’yâmda büyük bir câmi‘de bulunuyorum. Namâz kılındıktan sonra, ben kapıya yakın bir yerde ayakta duruyorum. Baktım, mihrâbın sol tarafından küçük ve toplu bir cemâat geliyor.
Bana yaklaştıkları zamân, “İşte Abdülkádir-i Geylânî Hazretleri” diye kulağıma bir ses geldi. Gayr-ı ihtiyârî, “Me