Mükâtebât-ı Nursiyye ve Hulûsıyye
Muhammed DOĞAN (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
“Kur’ân’a ve îmâna áid her şey kıymetlidir;
záhiren ne kadar küçük olursa olsun, kıymetçe büyüktür. Evet, saádet-i ebediyyeye yardım eden, küçük değildir. Öyle ise, ‘Şu küçük bir nüktedir,
şu
îzáha ve ehemmiyyete değmez’
denilmez. Elbette şu çeşit mesâilde en birinci
talebe ve muhátab olan ve nüket-i Kur’âniyyeyi takdîr eden İbrâhîm Hulûsí, o
nükteyi işitmek
ister.” [
“Bana
bir hediyye gönderdin. Gáyet ehemmiyyetli bir káidemi bozmak istersin. Ben
demiyorum ki: ‘Kardeşim ve birâderzâdem olan Abdülmecîd ve
Abdurrahmân’dan kabûl etmediğim gibi senden de kabûl
etmem.’
Çünkü, sen onlardan daha ileri ve rûhuma daha yakın
olduğundan, herkesin hediyyesi reddedilse, seninki
bir def‘aya mahsús olmak üzere reddedilmez.
“Bu
günlerde yanıma Ali Efendi ve Hamzazâde Muhammed Efendi geldiler.
Dediler: ‘Káidenizi kırmalı, sıddîkınız
Hulûsí Beyin hátırını kırmamalı.’ Ben de káidemi kırdım,
senin hátırını kırmadım.” [
“Yedincisi:
Senin müjdeli, mübârek ve güzel ru’yânın ta‘bîri, Kur’ân için ve
bizim için çok güzeldir. Hem zamân ta‘bîr etti ve ediyor, ta‘bîrimize ihtiyâc bırakmıyor.
Hem kısmen ta‘bîri güzel olarak çıkmış.
Sen dikkat etsen anlarsın. Yalnız bir-iki noktasına işâret
ederiz. Ya‘nî, bir hakíkat beyân ederiz. Senin hakíkat-ı
ru’yâ nev‘ınden olan vâkıalar, o hakíkatın
temessülâtıdır. Şöyle ki:
“O vâsi‘ meydânlık, álem-i İslâmiyyettir. Meydânlığın nihâyetindeki mescid, Isparta vilâyetidir. Etrâfı bulanık çamurlu su, hâl ve zamânın sefâhet ve atálet ve bid‘atlar bataklığıdır. Sen