Mektûbât-ı Hulûsıyye-1
El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Birinci suâlinizdeki “Masrafta iktisád,
maíşetin, ya‘nî geçimin yarısıdır” demek, masraf olmamak
mümkün değildir. İ‘tidâl dâhılinde sarf edilir, yorgana göre ayak uzatılırsa, geçim yarı yarıya kolaylaşır.
“Halk ile dost geçinmek, aklın yarısıdır.” Ya‘nî, halk, ayrı ayrı karakterde olduğu için, bunları incitmeden ve incinmeden geçinmek, aklı tâm ve kâmil olanlarca mümkün olur, demektir.
Suâlin de güzel olması da bilmeye bağlıdır. Bilgisi az veyâ yok olanın, suâli de boş ve cevâba lâyık olmaz.
İkinci Suâlinizin Cevâbı: Aklın başı, halka sevgi göstermektir. Çünkü, Elláh,
bütün
yaratıklarını en güzel
bir
súrette yaratmış olduğu Secde Sûresi’’nin 7. âyetinde beyân ediliyor. Aklı başında îmânlı kimse, yaratılanları yaratândan ötürü sever ve sevmelidir.
Üçüncü
Suâlinizin Cevâbı: Eğer bir
adamın iyilikleri, fenâlıklarına kemmiyyeten veyâ
keyfiyyeten ziyâde gelse, o adam muhabbete ve hürmete müstehaktır. Ya‘nî, bir adamın iyilikleri ya sayı i‘tibâri ile fazla olur veyâ değeri cihetiyle bir çok kötülüklerini
örtecek hâldedir. Hesâbı bu esâsa göre yapmalı ki; sevilmeye ve hürmete lâyık olup olmadığı meydâna çıkabilsin.
30.12.1969
اَلْبَاق۪ي اَلْحُبُّ
فِى اللّٰهِ
Duácınız
Lügat: keyfiyyet, karakter, muhabbet, birinc, dilir, kâmil