Mektûbât-ı Hulûsıyye-1
El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
İblîs, iğvâ eder, ya‘nî azdırır. Bunun da avenesi vardır. Bunlar, cin táifesindendir. İblîs de cin táifesindendir Şeytánlar iki nev‘dir. Biri: Cinnî. Diğeri: İnsîdir. Hazret-i Peygamber (sav) Efendimiz hem insânlara, hem
cinlere meb‘ústur. İnsânların hidâyeti ve o zâtın
irşâdıyla, hakkı kabûl ve bâtıldan i‘râz edenleri olduğu gibi; cinnîlerden de hem hidâyette, hem dalâlette olanlar vardır. Şeytán’ın
insânlarda vâsıta-i icrâiyyesi, nefs-i
emmâreleridir. İblîs veyâ Şeytán kalbe, îmâna şübhe verecek şeyleri getirir. “Sen böyle diyorsun. Ama, bî-tarafâne muhâkeme
etmiyorsun” gibi bir şübheyi hátıra getirir. Ya‘nî, insânı, mübâhese ve münâzaraya
da‘vet eder. Bundan dolayı o, evvelâ ilzâm edilmek lâzımdır.
İfhâm (اِفْحَام), ilzâmdan sonra gelir.
Hazret-i Peygamber’den rivâyet edilen bir hadîste “Herkesin bir şeytánı vardır. Benim şeytánım, Müslümânlığı kabûl etmiştir” buyrulmuştur. Cinnî şeytánlar, Elláh’a sığınmak ma‘nâsındaki,
اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ demekle ve bunun ma‘nâsını tefekkür ederek söylemekle
def‘ olur, ilişemezler. Fakat, insânların şeytánlaşmışlarından korunmak zordur. Sünnet-i
seniyyeyi dâima rehber ittiház etmek gerektir. Şimdilik bu kadar kâfîdir.
Elláh, cümlemizi nefis ve şeytánların şerrinden; hayâtımızda, mevtimizde, azâb-ı kabirden ve Deccâl’in
fitnesinden korusun. Âmîn.
Dâhılden dâhıle selâm, hürmet ve teşekkürler var. Hastamız lillâhi’l-hamd iyileşti. Perhizi devâm edecek. Dünyevî musíbetlerden Elláh’a sığınalım. Elláh’ın Hafîz ismine emânet eder,
Lügat: peygamber, bî-taraf, tefekkür, teşekkür, dünyevî, seniyye, efendi, perhiz, sünnet, cinnî, şübhe