Mektûbât-ı Hulûsıyye-1
El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Evlenme hakkında rivâyet edilen hadîsi bi’z-zât
görmedim. Fakat, Merhûm Üstâd’ın böyle bir hadîse binâen evlenmemiş olduğunu, kuvvetle tahmin ediyorum. Evet, o zât gibi olanlar
evlenemezler. Çünki hizmet-i îmâniyyeye zararlı olur. Şu hâlde herkese ta‘mîmi münâsib ve muvâfık olmayan, fakat sıhhatinde şübhe edilmeyen bir hadîstir.
Evlenme hakkında riáyeti lâzım gelen şey; âhireti
ve rızá-i İlâhîyi dünyâya ve dünyevî
maksadlara tercih edenlere göre nefsine hâkim olabilir; bu fitne-i âhirzamânın
ateşlerinden
korunabilir, ya‘nî
harâmlara girmemek kahramanlığını gösterirse, evlenmemek efdal. Yok buna muktedir olamayacaksa,
dîn ve ma‘neviyyâtı kuvvetli, tam mu‘tekid bir
hánımla evlenmek elbette efdaldir. Bu mes’ele elbette kolay değil. Fakat dayanmak, sabırla sebat göstermekle uhrevî
ve bâkí meyveler elde edilebileceğini hesâblayan, bu
zorluklara katlanmak ve rahmet-i İlâhiyyeye dâim ilticâ etmek
ile mes’ûliyyet-i ma‘neviyyeden kendini bir derece kurtarabilir, başka çâre yoktur.
İblîs’i ilzâm, Şeytán’ı ifhâm (اِفْحَام) hakkındaki suâlinize cevâbım:
İblîs ve Şeytán, lügatda aynı ma‘nâdadır.
İlzâm: Susturmak, susturulmak, mübâhase ve münâzarada hakkı i‘tirâf ettirmek, iskât etmek ve edilmek, ma‘nâsına gelmektedir.
İfhâm (اِفْهَام): Anlatmak ve anlatılmak demektir.
İfhâm (اِفْحَام): Kömürleştirip susturmak. İknâ‘ edip sükût ettirmek. Delîl göstermekle ve isbât etmekle gálib gelmek demektir.
Lügat: kahraman, muktedir, dünyevî, elbette, kurt(a), binâen, hizmet, tahmin, tercih, uhrevî, âhiret, âhire, şübhe