Mektûbât-ı Hulûsıyye-1
El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
hayvân
ve bir meydân-ı imtihân-ı ins ü cândır” deniliyor. Sûre-i İsrâ 44. âyet-i kerîmesinde;
تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ ف۪يهِنَّۜ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ وَلٰكِنْ لَا تَفْقَهُونَ تَسْب۪يحَهُمْۜ اِنَّهُ كَانَ حَل۪يمًا غَفُورًا. صَدَقَ اللّٰهُ الْعَظِيمُ
âyeti sırrınca; “Bu álemde her şey, kendi lisânı ile Cenâb-ı Hakk’ı zikir ve tesbîh ederler.
Fakat, siz anlayamazsınız” âyetine göre, Kur’ân
âyetlerinin esrârında ve hakíkat denizlerine
dalacak ve içindeki cevherleri alabilecek hâle gelen olursa, her şeyin hâl diliyle yaptıkları tesbîhleri duyarlar ve kendilerini bu zikirháne-i Rahmân’da mükerrem
ve ahsen-i takvîmde bir ustabaşı ve bir Hálık’ın
mülkü görerek, zikirhánesindeki bütün tesbîhleri dergâh-ı İlâhiyye takdîm ederler. Elláh
o mübârek zevâtın
zikir ve tesbîhlerine benzer bir súrette bizleri de zikir ve tesbîhlere muvaffak buyursun. Âmîn.
Üçüncü
Suâliniz: “Fakat,
o vahdet, ne kadar olsa yine kesret içinde bir vahdettir. Hakíkí hitâbı tam te’mîn edemiyor. Onun için, vahdet arkasında Ehadiyyet sikkesi bulunmak lâzımdır. Tâ
ki, kesreti hátıra getirmesin. Doğrudan doğruya Zât-ı Akdes’e karşı kalbe yol açsın.”
Elcevâb: Cenâb-ı Hakk’ın sıfat-ı Zâtîsi ki, “vücûd, kıdem, beká, vahdâniyyet, muhálefetün li’l-havâdis ve kıyam bi-nefsihî” olarak altıdır. Bu zâtî sıfatlardan “vahdâniyyet” ki; bir olmaktır. Evet, Elláh birdir. Kendisinden başka ibâdet olunmaya lâyık hîç
Lügat: ehadiyyet, dergâh