Mektûbât-ı Hulûsıyye-1
El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
dökmelerini beğenmez. Timur’un, Osmanlı’lara zararlı hareketini kabûl, tahrîbi
içinde dînî hizmetlerini ve kumândânlık vasıflarını takdîr eder. Fâtih’in ve ordusunun Hazret-i Peygamberin medhine lâyık görülmesini, İslâmiyyetlerinden dolayıdır, kabûl eder.
b) İmâm-ı A‘zam’ın dedesinin Mecûsî iken
ihtidâsına değil, Hazret-i Peygamber’in, “ümmetin kandîli” diye vasfettiği, Müslümânların büyük, değerli imâmına lâyık olduğu hürmet ve ta‘zími gösterir.
c) Hz. Ömer (ra)’ın ne Arab’dan ve Kureyş’ten olduğuna, ne de bir zamân müşrik iken hidâyete ermiş olmasına değil; İslâm Álemine emsâlsiz hizmetlerine ve örnek adâletli idâresine bakar.
4- Hucurât Sûresi’nin 10.
âyetinde;
اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا
بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ
وَاتَّقُوا اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟
“Mü’minler biribiri ile kardeşlerdir. İki kardeşinizin arasını ıslâh edin. Elláh’tan korkup
hükmüne muhálif olarak ihtilâf etmeyiniz ki; rahmet olunasınız” fermânına ittibâ‘ eden mü’min,
kardeşini sever ve sevmelidir. Öyle ise, kavmiyyet ve milliyyeti değil, dîn kardeşliğini esâs tutar.
5- Derslerdeki, Kur’ân’ın
ictimâí hayâta verdiği terbiyenin, cemâatlerin râbıtalarında unsuriyyeti değil, uhuvveti te’mîn eden dîn,
sınıf ve vatanı esâs tutmasını kâfî görür.
Hulâsatü’l-hulâsa burada tamâmdır.
Buradaki tanıdıklarınızı da niyyetime alarak size ve orada