Mektûbât-ı Hulûsıyye-1
El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
ederek, o tahsísát kabûl edildi. Fakat, binler teessüf, medreseler kapandı, o hakíkat geri kaldı. Fakat, Cenâb-ı Hakk’a hadsiz şükür olsun ki, o medresenin
ma‘nevî hüviyyeti
Isparta vilâyetinde te’sîs edildi. Risâle-i Nûru tecessüm
ettirdi.
“İnşâelláh, istikbâlde, Risâle-i Nûr şâkirdleri,
o álî hakíkatın
maddî
súretini de te’sîs etmeye muvaffak olacaklar.”
“Emirdağ Lâhikası”nda ise bu konu ile alâkalı şöyle denilmektedir:
“Sultán Reşâd, bu Dârü’l-Fünûn’un inşâsı için 19 bin altın tahsís etmiş, Van’da üstâdımız temellerini atmıştı. Fakat, harb-i umûmînin
vukúuyla geri kalmıştı. Sonra devr-i cumhûriyyetin ibtidâsında Üstâdımız Saîd Nursî’nin Ankara’da Meclis-i Meb‘úsâna istenilmesiyle üstâdımız tekrâr teşebbüse geçmişti. Orada üstâdımız o zamânın idâresine tam muhálif ve siyâseti bütün bütün terk ettiği ve ba‘zı cihetle de muhálif olduğunu ve dünyânıza karışmayacağım dediği ve hattâ Mustafa Kemâl’e ‘Namâz kılmayan háindir’ dediği ve onun teklîf ettiği büyük servet, maáş, şark vâiz-i umûmîliği gibi büyük teklîflerini kabûl etmediği hâlde, şark dârülfünûnunun te’sîsi için 150 bin banknotun 200 meb‘ústan 163 meb‘úsun imzâsı ve Mustafa Kemâl’in tasdîkiyle verilmesine karâr verilmişti.”
Mâdem Medresetü’z-Zehrâ’nın inşâsı, hem Sultán Reşâd, hem de Hükûmet-i Cumhûriyye tarafından taahhüd edilmiştir. Öyle ise, Üstâd Bedîüzzamân Hazretlerinin “Münâzarât” adlı eserinde geçen “zekât” geliri, o medresede ulûm-i şer‘ıyyeyi tahsíl edecek talebeler içindir. Medresenin binâsı için değildir.
Lügat: hüviyyet, tecessüm, teşebbüs, hükûmet, medrese, taahhüd, teessüf, hadsiz, lâhika, meclis