Nüzûl-i Ísâ (as)
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
sağlam bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler.”[87]
بَلْ رَفَعَهُ اللّٰهُ اِلَيْهِ وَكَانَ اللّٰهُ عَز۪يزًا حَك۪يمًا “Bi’l-akis, Elláh onu (Ísâ’yı), kendi nezdine kaldırmıştır. Elláh, izzet ve hikmet sáhibidir.”[88]
“وَاِنْ مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ اِلَّا لَيُؤْمِنَنَّ بِه۪ قَبْلَ مَوْتِه۪ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكُونُ عَلَيْهِمْ شَه۪يدًا
Ehl-i kitâbdan her biri, ölümünden önce ona muhakkak îmân edecektir. Kıyâmet gününde de o (Hazret-i Ísâ), îmân etmeyenlerin aleyhinde şâhid olacaktır.”[89]
Bu âyet-i kerîmeler açık bir şekilde ifâde ediyor ki; “Yahûdîler,
her ne kadar Hazret-i Ísâ (as)’ı öldürdüklerini ve astıklarını da‘vâ ediyorlarsa da, Elláhu Teálâ, onların kesin olarak Hazret-i Ísâ (as)’ı öldürmediklerini ve asmadıklarını; Ísâ (as) yerinde başka birini öldürdüklerini; dolayısıyla Ísâ (as)’ın ölmediğini; rûh ve cesediyle
berâber nezd-i İlâhî’ye yükseltildiğini” ifâde etmek súretiyle
Yahûdî milletini yalanlıyor. Son âyette ise, Ísâ (as)’ın âhirzamânda semâdan yeryüzüne nüzûl edeceği ve ehl-i kitâbın, ölümünden önce Hazret-i
Ísâ (as)’a îmân edeceği bildiriliyor.
Şimdi bu âyet-i kerîmelerin
tefsîri husúsunda müfessirlerin beyânâtını nakl ediyoruz:
“Tefsîru’l-Kásımî”de bu âyetler şöyle îzáh edilir: