Nüzûl-i Ísâ (as)
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Evet, asr-ı saádetden bugüne kadar başta Resûl-i Ekrem (asm),
Kur’ân-ı Azímü’ş-şândaki hurûf-i mukattaanın çok esrârı hâvî olduğunu ve çok gaybî umûra ve
istikbâldeki hâdisâta işâret ettiğini ilm-i cifre dayanarak ulemâ-i Beni İsrâîl’e söylemesi; hem İmâm-ı Ali (ra) başta olmak üzere binler ehl-i
tahkík ve keşif ve esrâr-ı hurûfa vâkıf olan Muhyiddîn-i Arabî
gibi binler zevât-ı áliyyeler, asr-ı saádetten evvel tâ bugüne kadar ilm-i cifre dayanarak binler
gaybî şeyleri haber vermesi bu mes’elenin birer misâlidir.
Demek, ilm-i cifr ve hesâb-ı ebcedî, asr-ı saádetten evvel vardı. Aslı tâ o zamâna dayanmaktadır. Bu ilm-i cifri, da‘vâlarının hakkániyyetine delîl gösteren zevât-ı áliyyeye bu husústa i‘tirâz edenler, ma‘nen mes’uldürler. Şerîatın záhirine göre bunu kabûl
etmeyene şer‘í bir cezânın terettüb etmemesi da‘vâmızı cerh etmez. Zîrâ, çok
umûr-i dîniyye vardır ki, kat‘í hüccetle sâbit
olmadığı için dünyâda bir hadd-i şer‘íyi mûcib değildir. Bununla berâber, o emri kabûl etmemek veyâ muktezásıyla amel etmemek, kişiyi fırak-ı dálleye sevk eder ve
ma‘nevî mes’ûliyyeti gerektirir.
Ebced hesâbı, takrîrî sünnet ile sâbittir. İbn-i Cerîr et-Taberî, Bakara
Sûresi’nin baş kısmı olan
الم ۞ ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَارَيْبَ ف۪يهِ tefsîrinde, cifir ve ebced hesâbıyla ilgili şöyle bir hadîs-i şerîf rivâyet etmektedir:
“Hazret-i İbn-i Abbâs (ra), Câbir b. Abdulláh b. Ve’s-sâb’dan (ra) şöyle rivâyet ediyor:
“Câbir (ra) dedi ki: ‘Ebû Yâsir b. Ahtâb, Resûlülláh (sav)’in yanından geçerken Resûl-i Ekrem (sav)’in Bakara Sûresinin baş