Nüzûl-i Ísâ (as)
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Asrımızın müfessirlerinden Vehbe ez-Zuhaylî, “Et-Tefsîru’l-Münîr”
adlı eserinde şöyle der:
Mevdûdî, “Tefhîmü’l-Kur’ân”
adlı tefsîrinde bu âyet-i kerîme hakkında Ísâ (as)’ın nüzûlüyle alâkalı 21 hadîs nakl eder ve ardından özetle şöyle der:
“Bu 21 hadîsin tamâmı Resûlülláh (sav)’in ashâbından
on dördüne dayandırılmış ve en mu‘teber ve sahîh
hadîs mecmûalarında sahîh isnâdlarla zikr
edilmiştir. Gerçi bunlardan başka aynı mevzúyla ilgili bir çok
hadîs vardır, ama biz yalnızca râvî zencîri açısından sahîh olan ve yaygınlık kazanmış bulunan bir bölümünü zikr
etmekle yetindik.
“Bu Hadîsler Neyi İsbâtlamaktadır?
“Tüm bu hadîsler, açık ve seçik bir şekilde, 2000 yıl önce bâkire Meryem’den doğma Ísâ (as)’ın ölü mü olduğu yoksa álemin herhangi bir yerinde hâlâ yaşıyor mu bulunduğunu tartışmanın gereği ve faydası yoktur. O ölmüş olsa bile, Elláh O’nu tekrâr hayâta getirmeye kádirdir. Kaldı ki, Elláh bir kulunu álemin herhangi bir yerinde binlerce yıl cânlı tutup, dilediği zamânda dünyâya geri göndermeye de kádirdir.