Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
Müellif: Bedîuzzaman Saîd Nursî Şârih: Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
ZEYL
CİN SÛRESİ’NİN 18. ÂYET-İ KERÎMESİNİN
BU ASRA BAKAN VECH-İ İ’CÂZI
VE MA’NÂ-İ İŞÂRÎSİ
وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا
تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَدًا
Bu âyet-i kerîme, sarîhî ma’nâsıyla şöyle fermân eder:
Ayet-i kerîmede geçen الْمَسَاجِدَ kelimesi, gelecek ma’nâlara muhtemeldir:
Birinci ma’nâ: Namâz kılmak ve ibâdet etmek için binâ edilmiş mukaddes mekânlar demektir. Bu ma’nâya
göre, âyet-i kerîme; “Câmiler, Elláh’a ibâdet etmek için inşâ edilmiş mekânlardır. O hâlde, câmilerde
Elláh’ın gayrısını çağırmayın; Elláh’tan başkasına ibâdet etmeyin” emreder.
İkinci ma’nâ: Şerîat-ı Garrâ-i Muhammediyye (asm)’da namâz kılmak ve ibâdet etmek yalnız câmilere hasredilmiş olmadığından, bütün yeryüzü murâddır. Bu ma’nâya göre, âyet-i kerîme; “Yeryüzü sizin için bir mesciddir. Namâz vakti girdiğinde, her yerde namâzınızı kılabilirsiniz. Yeryüzü mescidinde Elláh’tan gayrısına ibâdet etmeyin. İlmî, amelî ve edebî sâhalarda ahkâm-ı İlâhiyyeyi icrâ ve tatbîk etmek súretiyle tevhîd-i hakíkíyi ikáme edin” emreder. Hazret-i Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
Lügat: peygamber, muhammed, muhtemel, mukaddes, birinc, ediyye, kelime, mescid, âmile