İkinci İşâret’in Şerhi
Molla Muhammed el-Kersî
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Bütün mukarrebînin akrebidir, bütün mahlûkátın ekmelidir,
Hem O Zât-ı Ekrem (asm), (bütün
mukarrebînin akrebidir.) Resûl-i Ekrem (sav), Hazret-i Cebrâîl (as) ile
Mi‘râc’a çıkarken, bir yere
geldiklerinde Cebrâîl (as), o zât-ı Ekrem (asm)’a dedi ki: “Benim çıkacağım yer buraya kadar,
daha ileri gidemem.” O zât-ı Ekrem (asm), Refref’e
bindi, yalnız başına yola devâm etti. O
zamân Cenâb-ı Hak, o mukarreblerin
akrebi olan zâta, ma‘nevî bir elbise giydirdi. Bütün álemden üstün ve onların efendisi olduğunu gösterdi. Ma‘nevî
tâcını başına koydurdu, cübbesini
giydirdi. -Ulemânın kıyâfeti olan cübbe, sarık, o ma‘nevî
muámelenin alâmetidir.- Lâ mekânî, lâ zamânî ve lâ keyfî bir súrette
Elláh ile görüşüp konuştu. Cennet ve Cehennem’i gördü. Elláh’ın bütün evâmir ve
nevâhîsini alarak bütün insânlara döndü.
Hem o zât-ı Ekrem (asm), (Bütün
mahlûkátın ekmelidir.) Bütün álemlerin efendisidir. Cebrâîl (as) dahi onun
hizmetçisidir. Arş, onun pabucu ile iftihár eder.
Cennet’teki hûrîler, ağaçlar, otlar hep ona áşıktır. O şefkatli Resûl, o
re’fetli nebî ümmetinin, bi’l-hássa Cum‘a gecelerinde salevât getirenlerin
derdleriyle derdmend, saádetleriyle saádetmenddir. Bir zât ki, bütün
peygamberlerin dili tutulduğu bir günde, o şefkatli Resûl, bütün
mevcûdât için şefâat ediyor, onun