Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
Molla Muhammed El-Kersî
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
geliyor,
İrandan gelen koçu yerin dibine geçiriyor.” Buhtu’n-Nasr:
“Ta’bîri nedir?” diye sordu.
“İran’da bir devlet çıkacak. O devlet gelip sizi
mağlûb edecektir. Zîrâ sizin cürmünüz var, siz Allâh’a itâat etmiyorsunuz.
Allâh, size bu cezâyı verecektir. İranlılar da ateşperest olduğu için Cenâb-ı
Hak, onların başına da Yunanlıları musallat edecektir.”
O yalancı kâhinler, Buhtu’n-Nasr’a dediler ki: “Bu
adam, uğursuzdur. Hemen bunu ortadan kaldırın.”
Bunun üzerine Hazret-i Danyâl (as)’ın elini ve kolunu
bağlayarak getirip içinde aslanların bulunduğu bir kuyuya atarlar ve “Bu
cezâ, devletimizin düşmanı olman sebebiyledir,” derler.
Sabahleyin Buhtu’n-Nasr, kuyunun başına gelip Danyâl
(as)’ın hiçbir zarar görmediğini görünce şöyle der:
“Ya Danyâl! Senin Rabbin seni kurtardı mı?” O
da yüksek bir sesle:
“Evet, beni hem senden, hem de aslanlardan kurtardı,” cevâbını verir. Buhtu’n-Nasr hayret eder, hemen O’nu
kuyudan çıkarır. Buhtu’n-Nasr:
“Danyâl (as)’ı şikâyet edenleri getirin, hepsini birer birer kuyuya atın,” emreder. Yalancı kâhinler kuyuya atıldığı esnâda, daha havada iken aslanlar onları yakalayıp parçalarlar.
Târih şâhiddir ki; ehl-i hak her ne kadar ehl-i dalâlet tarafından zulüm ve hakàrete ma’rûz bırakılmışsa da netîcede Zât-ı Akdes, ehl-i hakkı dâimâ gàlib ve azîz, muhâlifleri olan ehl-i bâtılı da mağlûb ve zelîl etmiştir. Bu, kâinâtta cârî olan bir kànûn-i İlâhî’dir.
Belâ ve musîbetlerin altında rahmet-i İlâhiyyenin tecellîsi görünür. Meselâ; ölüm olmazsa, Cennet’e nasıl gidilebilir? Rü’yet-i cemâl-i İlâhiyye ki; beşerin elde etmek istediği en yüksek makàmdır. Ölüm olmazsa, bu makàma nasıl erişilebilir? Çünkü Cennet’e giden ve hakìkì dost olan Allâh’ın cemâline kavuşturan
Lügat: ehl-i hak, kurt(a), kâhin