Mektûbât-ı Hulûsıyye-1
El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ
وَ بَرَكَاتُهُ
Sevgili Nazíf!
Birinci mektûbunuzda adres
olmadığı için cevâb verememiştim. Lehü’l-hamd, bugün
ikinci mektûbunuzu aldım ve şu bir kaç satırı yazıyorum.
Kardeşim!
Muhterem Üstâd’ın târîhçe-i
hayâtı ma‘lûmunuzdur. Benim, size
hayr duáda kusúrum yoktur. Fakat, Cenâb-ı Hak, Kur’ân’da;
وَعَسٰٓى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْـًٔا وَهُوَ خَيْرٌ
لَكُمْۚ وَعَسٰٓى اَنْ تُحِبُّوا
شَيْـًٔا وَهُوَ شَرٌّ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ
وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ۟
“Sizin kerîh gördüğünüz, hakkınızda hayırlı ve sizin sevdiğiniz, beğendiğiniz de hakkınızda şerlidir. Siz bilmezsiniz, Elláh bilir.”[25]
اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَ “Elláh,
sabredenlerle berâberdir.”
Kardeşim!
Biz, O’nun memlûküyüz. O’nun mülkündeyiz. O’na îmân ile intisâb etmişiz. Nârı da hóştur, nûru da hóştur. Kaderin hükmünü beğenmemek ma‘nâsına gelen şekvâlara düşmek, Kur’ân’ın hakíkatlı tefsîrinden ders alanlara münâsib düşmez. Cenâb-ı Hakk’a i‘timâd ve O’nun takdîrine rızá göstermeliyiz.
Lügat: muhterem, birinc