Mektûbât-ı Hulûsıyye-1
El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
اَلْبَاق۪ي اَلْحُبُّ فِى اللّٰهِ
Muhibb-i Muhlisiniz
***
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ
اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ
وَ بَرَكَاتُهُ
Muhterem Kardeşim!
28.08.1975 târîhli mektûbunuzu, 1 Eylül 1975 günü aldım. Arzûnuz vechiyle tamâmını okudum.
Benim siyâsetle alâkam olmadığı gibi, siyâseti düşünmekten de zarar gördüğümü bi’t-tecrübe bildiğim için siyâsî cihetlerden size gelen ittihâmlara karşı hîç bir ehemmiyyet vermemenizi tavsıye ederim. Bizim ma‘lûmunuz olan ve lâ ekall on beş günde bir def‘a okunması emir ve tavsıye olunan İhlâs dersimiz ve içindeki gáyet ehemmiyyetli vesáyâya ilâve edecek hîç bir şey bilmiyorum ve lüzûm da görmüyorum. Bir de merhûm Alvarlı Hacı Muhammed Lütfü Efendi Hazretlerinin; “Cân, Cânânın olsun da ne derlerse desinler. Cânân, cânın olsun da ne derlerse desinler” mübârek öğüdünü yazmak istiyorum. “Hem Risâle-i Nûr şâkirdlerine inâyet ve rahmet-i İlâhiyye nezáret ederler. Dünyâya áid meşakkatler, mâdem sevâb verip geçerler. O musíbetlere karşı sabır içinde şükür ile metânetle mukábele eylemek gerektir.” Üstâd’ımızın bu fakíre yazdığı husúsí bir yazıdan şu mübârek fıkrayı da ilâve ediyorum.
Lügat: meşakkat, muhammed, muhterem, tecrübe, efendi, muhibb, muhlis