Mektûbât-ı Hulûsıyye-1
El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Suâl: Küçük kız çocuklarının yaptıkları bebekler vesâire?
Cevâb: Gölgeli-gölgesiz her türlü
cânlı mahlûk şekillerini namâz kılınan yerde
veyâ üzerinde taşımak, kánûn-i İlâhîye muháliftir. Paralar üzerindeki resimler, zarûrete mebnî muáftır. Buna hüviyyet cüzdânlarını ve sâir resmî ve resimli evrâkı da
bir çantada
da taşımak
mümkün değilse, zarûret hâlinde elbette
bunlar da muáftır. Mümkün mertebe riáyet
edilmeli.
Suâl: Tefekkür için tavsıyeler?
Cevâb: Ferâizi işlemekte, Elláh’ın emrini yaptığını düşünmek,
muhabbetulláhla işlemek, harâmdan sakınmakta Elláh’ın nehyini
hátırlamak, Elláh korkusunu taşımak, sünnetlerde
Hazret-i Peygamberi de hátıra getirerek o sünneti
yapmak. Derslerde geçen şu fıkrayı; “Ey nefis! Az bir
ömürde hadsiz bir amel-i uhrevî istersen ve her bir dakíka-i ömrünü bir ömür
kadar fâideli görmek istersen ve ádetini ibâdete ve gafletini huzúra kalbetmeyi
seversen, Sünnet-i Seniyyeye ittibâ‘ et. Çünkü, bir muámele-i şer‘ıyyeye
tatbîk-ı amel
ettiğin vakit, bir nev‘í huzúr
veriyor. Bir nev‘í ibâdet oluyor. Uhrevî çok meyveler veriyor. Meselâ: Bir şeyi
satın
aldın. Îcâb ve
kabûl-i şer‘ıyyeyi tatbîk ettiğin dakíkada, o ádî alış-verişin bir ibâdet
hükmünü
alır. O
tahattur-i
hükm-i şer‘í bir tasavvur-i vahy verir.
O dahi, Şâriı düşünmekle
bir teveccüh-i İlâhî
verir. O dahi, bir
huzúr verir. Demek,
Sünnet-i
Seniyyeye tatbîk-ı amel etmekle bu fânî
ömür, bâkí meyveler verecek ve bir hayât-ı ebediyyeye medâr olacak olan fâideler elde edilir”
Elláh, “Bir sâat tefekkür, bir sene veyâ altmış sene ibâdetten hayırlıdır” rivâyetine mâsadak olacak hakíkat-i tefekküre cümlemizi muvaffak buyursun. Âmîn.
Lügat: sünnet-i seniyye, amel-i uhrevî, peygamber, hüviyyet, muhabbet, tahattur, tasavvur, tefekkür, teveccüh, elbette, mertebe, seniyye, ediyye, ferâiz, hadsiz, sünnet, uhrevî, dilir, fâide, şekil