Mektûbât-ı Hulûsıyye-1
El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
yetlerin
fevkındedir”
Yalnız, “Hazreti Ísâ (as)’ın peygamberliği velâyetinden evveldir” deniliyor. Çünkü, Sûre-i Meryem’de 16. cüz, 30. âyetinde
. اِنّ۪ي عَبْدُ اللّٰهِ اٰتَانِيَ الْكِتَابَ وَجَعَلَن۪ي نَبِيًّاقَالَ اَسْتَعِيذُ بِا للّٰهِ
Kısaca tefsîri, “Ísâ aleyhi’s-selâm, ağzından memeyi bırakıp lisân-ı fasîh ile, ‘Ben Elláh’ın kuluyum. Bana Kitâb vermiştir
ve beni peygamber kılmıştır’ ” demesi ile isbât ediliyor.
İşte
bundandır ki, “Âhirzamânda
Hazret-i Ísâ’nın
nüzûlü, şerîat-ı Muhammediyyeye tâbi‘ olması, velâyetini ikmâl
etmesi içindir” diyorlar.
Kıymetli zevât ile görüşmenizi tebrîk ederim. Fakat, “Yârân
istersen Kur’ân yeter. Ya‘nî, ondaki enbiyâ ve melâike ile görüşür ve vukúátlarını seyredip ünsiyyet eder”