Nüzûl-i Ísâ (as)
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
BİRİNCİ BÖLÜM
ÍSÂ (AS)’IN NÜZÛLÜNDEN HABER VEREN
ZUHRUF
SÛRESİ’NİN 61. ÂYET-İ KERÎMESİNİN
TEFSÎRİDİR
وَاِنَّهُ لَعِلْمٌ لِلسَّاعَةِ فَلَا تَمْتَرُنَّ بِهَا وَاتَّبِعُونِ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَق۪يمٌ
“Şübhesiz ki o, kıyâmetin bilgisi ve alâmetidir. Onda hîç şübhe etmeyin ve bana uyun. Çünkü bu, dos doğru yoldur.” [12]
Müfessirlerin ekserîsine
göre bu âyet-i kerîmede geçen اِنَّهُ kelimesindeki zamîr,
Hazret-i Ísâ (as)’a râci‘dir. Çünkü hem âyetin siyâk ve sibâkında Ísâ (as)’dan bahs edilmekte, hem de bu âyetten önce geçen
zamîrler, Ísâ (as)’a râci‘ olmaktadır.
Bu âyet-i kerîmede geçen zamîrin, Kur’ân ve Hazret-i Muhammed (asm)’a râci‘ olduğunu söyleyenler de vardır. Ancak, ekser müfessirîn, bu âyet-i kerîmede zikr edilen zamîrin Hazret-i Ísâ (as)’a râci‘ olduğunu kabûl etmiş, Kur’ân ve Hazret-i Muhammed (asm)’a râci‘ olduğunu kabûl edenlerin görüşünü ise zayıf görmüşlerdir.