Nüzûl-i Ísâ (as)
Muhammed Doğan (Molla Muhammed el-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
Şeddeli ل ve ن sayılmazsa (1910) eder. Hemzeler sayılmazsa (1909); (1908) veyâ (1907) eder.
Şeddeler sayılmazsa (1881) eder. Hemzeler sayılmazsa (1880); (1879) veyâ
(1878) eder.
Elláhu
a‘lem! Bu târîhler, kat‘ıyyeti
ifâde etmemekle berâber, yaklaşık
olarak Álem-i İslâm’da
harblerin başladığı, bununla berâber Deccâliyyetin ortaya çıktığı, daha
sonra Deccâliyyetin kemâle erdiği ve
ardından
tamâmen silineceği
devrelere işâret
ettiği gibi;
bu cereyân-ı
küfriyyenin mukábilinde Álem-i İslâm’ın za‘fa uğrayıp, daha
sonra tekâmül edeceği, ardından şerîat-ı Muhammediyye (asm)’ın Deccâliyyete galebe edeceği ve İslâmiyyetin
hâkim olup Deccâliyyetin Hazret-i Ísâ (as) vâsıtasıyla
tamâmen silineceği
devrelere işâret
etmektedir.
ALTINCI ÂYET:
وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَاتَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ الدّ۪ينُ كُلُّهُ ِللّٰهِ
“Yeryüzünde fitne (şirk) kalmayıp dîn, tamâmıyla Elláh’ın oluncaya (O’ndan başkasına ibâdet edilmeyinceye) kadar onlarla (kâfirlerle) savaşın, cihâd yapın.”[409]
Bu âyet-i kerîmenin iki
cümlesi ebced hesâbıyla asrımıza bakıyor. Şöyle ki:
Birinci Cümle: وَقَاتِلُوهُمْ حَتّٰى لَاتَكُونَ فِتْنَةٌ cümlesidir. Bu cümle:
Şedde sayılmazsa ve sondaki ت harfi ه (he) sayılsa (2039) eder. Baştaki و sayılmazsa (2036) eder.