Hüve Nüktesi ve Şerhi
Müellifi: Bedîuzzamân Saîd Nursî / Şerh eden: El-Hâc Molla Muhammed Ali Doğan (Molla Muhammed El-Kersî)
-
Keşfü’l-Envâr Külliyyâtı
- Tesettür Risalesi'nin Şerhi
- Yirmi Altıncı Söz'ün Zeyli ve Hàtimesi'nin Şerhi ile Beşinci Mektûb'un Şerhi
- On Birinci Söz'ün Şerhi
- Dokuzuncu Söz'ün Şerhi
- Ene Risâlesi'nin Şerhi
- İkinci İşâret’in Şerhi
- Kader Risâlesi Şerhi (Genişletilmiş Yeni Baskı)
- Yirmi Üçüncü Lem‘a, Tabîat Risâlesi’nin Şerhi
- On Dördüncü Lem‘a’nın İkinci Makámı’nın Şerhi
- Münâzarât'ın Şerhi
- Haşir Risâlesi’nin Şerhi
- Hüve Nüktesi ve Şerhi
- Yirmi Dokuzuncu Söz ve Şerhi
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (1. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (2. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (3. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (4. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (5. Cild)
- Arabî İşârâtü’l-İ‘câz Meâl ve Şerhi (6. Cild)
- Yirmi Yedinci Mektûb (Bir Kısım)
- İkinci Şuá‘ın Şerhi
- Yirmi Dördüncü Mektûb ve Şerhi
- Telvîhát-ı Tis’a Risâlesi Şerhi
-
Rumûzu’l-Kur’ân Külliyyâtı
- Rumûzu’l-Kur’ân (1-5)
- Mir’âtü'l-Cihâd
- İ‘câzu’l-Kur’ân
- Dokuzuncu Şuá‘ın Dokuz Álî Makámı
- Kitâbu’z-Zekât
- Rahmân Sûresi’nin Tefsîri
- Nüzûl-i Ísâ (as)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (1. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (2. Cild)
- Yirmi Beşinci Mektûb, Yâsîn Sûresi’nin Tefsîri (3. Cild)
- Külliyyât-ı Hulûsıyye
-
Muhtelif Eserler
sefâhetine
ve lüzûmlu vazîfelerinin noksan bırakılmasına sebebiyet verip beşere büyük bir
ni’met iken, büyük bir nıkmet olur. Beşere lâzım olan sa’ye şevki kırar.
“Şimdi gözümün önündeki makinecik
ve radyo kabı, Kur’ân’ı dinlemek için odama getirilmişti. Baktım, on hissede
bir hisse kelimât-ı tayyibeye veriliyor. Bunu da bir hatâ-yı beşerî olarak
anladım. İnşâallâh beşer bu hatâsını ta’mîr edecek. Ve bütün zemîn yüzünü bir
meclis-i münevver, bir menzil-i âlî ve bir mekteb-i îmânî hükmüne geçirmeğe
vesîle olan bu radyo ni’metine bir şükür olarak beşerin hayât-ı ebediyesine
sarfedilecek kelimât-ı tayyibe, beşte dördü olacak.”
“Âhir zamanda bir şahsın hatîat ve günahlarının gàyet dehşetli bir yekûn teşkîl ettiğine dâir rivâyetler vardır. Eskide, ‘Acabâ âdi bir adam, binler adam kadar günah işleyebilir mi? Ve o âhir zamanda bildiğimiz günahlardan başka hangi günahlardır ki kâinâtın hey’et-i mecmûasına dokunur, kıyâmetin kopmasına ve dünyâları başlarına harâb olmasına sebebiyet verir?’ diye düşünürdüm. Şimdi bu zamanda müteaddid esbâbını gördük.
“Ezcümle: Müteaddid o vücûhundan
radyom ile anlaşıldı ki: O bir tek adam bir tek kelime ile, bir milyon kebâiri
birden işler. Ve milyonlarla insanı dinlettirmekle günaha sokar.
Evet,
küre-i havanın yüz binler kelimeleri birden söyliyen ve bir dili olan radyo
unsuru, nev’-i beşere öyle bir ni’met-i İlâhiyedir ki: Küre-i havayı bütün
zerrâtıyle şükür ve hamd ü senâ ile doldurmak lâzım gelirken, dalâletten
tevellüd eden sefâhet-i beşeriye, o azîm ni’meti şükrün aksine isti’mâl ettiğinden
elbette tokat yiyecek.
“Nasıl ki havârik-ì medeniyet nâmı altındaki ihsânat-ı İlâhiyeyi, bu mimsiz, gaddâr medeniyet hüsn-i isti’mâl ile şükrünü edâ etmiyerek tahrîbâta sarfedip küfrân-ı ni’met ettiği için öyle bir tokat yedi ki, bütün bütün saâdet-i hayâtiyeyi kaybettirdi. Ve en medenî tasavvur ettiği insanları, en bedevî ve vahşî derekesinden
Lügat: küre-i hava, medeniyet, sebebiyet, tayyib(e), tasavvur, tevellüd, dehş(e), elbette, bedevî, beşerî, dehşet, kelime, meclis, medeni, menzil, miyere, saâdet, teaddi