Bediüzzaman Said Nursî tarafından “umum Risâle-i Nûr’un bir fihristesi, bir listesi ve o nur bahçesinin bir fidanlığı ve sırr-ı i’câzi’l-Kur’ân’ın bir menbaı” olarak vasıflandırılan İşârâtü’l-İ’câz’ın beşinci cildinden sonra altıncı cildi de, meâl ve şerh halinde yayınlandı.

Semendel Yayınları arasında Molla Muhammed el-Kersî imzasıyla yer alan kitabın birinci cildinde Fâtiha Sûresi, ikinci cildinde Bakara Sûresi’nin ilk beş âyeti tefsir ve şerh ediliyor. Kur’ân’ın inzâr ve tebşîrde dengeyi koruduğu, küfre düşenlerin özelliklerinin anlatıldığı üçüncü cildden sonra dördüncü cildde münafıklar, bütün yönleriyle tanıtılıyor. İbadet emrinin neleri içine aldığı ve tevhid delillerinin işlendiği beşinci cildin ardından çıkan altıncı ciltte, Kur'ân'ın beşer kelâmı olmadığının delilleri ve Cennet ehlinin kavuştuğu nimetler zikrediliyor.

“Arabî İşârâtü’l-İ’câz Meâl ve Şerhi”nin altıncı cildinde Bakara Suresi’nin 23-25. âyetlerine yer veriliyor. Kur’ân’ın temel mevzularından birisi olan nübüvvet müessesesinin lüzumu ve ehemmiyetine dikkat çekilen 23. âyette, Hz. Resûlullah (asm) Efendimizin ümmîliği ile beraber bütün ulûm-u evvelîn ve âhirîne vâkıf olmasının ancak mu'cize ile izah edilebileceği anlatılıyor.

Kur’ân’ın beşer kelâmı olmadığı, nâzil olduğu ilk yıllarda fesahat ve belâgatın zirvesinde olan gururlu bir kavme benzerini getirmekle meydan okuduğu, bugüne kadar taraftar veya aleyhtar hiç kimsenin Kur’ân’a karşı muâraza edemediğinin vurgulandığı eserde, Hz. Peygamber (asm) Efendimizin nübüvvet delillerinin aynı zamanda Kur’an’ın hakkaniyetine de delil olduğu kaydediliyor.

Eserin son bölümünde, dünya hayatını iman ve amel-i sâlihle geçirenlerin Cennetle müjdelendiği Bakara Suresi’nin 25. âyeti tefsir ve şerh edilirken, eserde âhirette diriliş ve haşir gerçeğinin delilleri de sıralanıyor.

Giriş Yap

Giriş Yapın ve Hesabınızı Yönetin

Bir Hesabınız Yok mu? Üye Ol