“Mutlak vekîl" ve "mutlak vâris" gibi tabirler kullanmanın şeriattaki yerini iyi bilmeli. Vekâlet müessesesi; Kitab, Sünnet, İcmâ‘ ve Kıyâsa bağlı olmalı.

Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin te’lif ettiği Risâle-i Nûr eserlerini okuyan camia içinde çok medâr-ı bahs olan “mutlak vekîl, mutlak vâris ve sarıklı genç” konuları, Molla Muhammed el-Mûşî el-Kersî riyâsetindeki bir hey’et-i ilmiye tarafından Kitâb, Sünnet, İcmâ-ı Ümmet ve Kıyâs-ı Fukahâ ölçüleri dahilinde; ayrıca Risâle-i Nûr’daki esaslar çerçevesinde ele alındı.
Önceki yıllarda Rahle Yayınları’nın beş kitap halinde yayınladığı Reddü’l-Evhâm serisine ek yapılan “Reddü’l-Evhâm-6” adlı kitap, Semendel Yayınları tarafından “On Üç Mesele” halinde istifadeye arzedildi. Kitaptaki bölümler şu konuları ihtivâ ediyor:
“Mutlak Vekîl” ve “Mutlak Vâris”in esasları; Risâle-i Nur’un şahs-ı manevîsi; “Sarıklı Küçük Bir Genç Zât”; müsbet hareket ve ezândaki dâvet; Ellah’ın ipine sım sıkı sarılıp ihtilâf çıkarmamak; tefsîr, tecüme ve şerh çalışmalarında hey’et-i ilmiyyenin lüzûmu; vefât edenler için mevlid okutmanın hükmü; sarık sarmanın ve cübbe giyinmenin hükmü; İslâm’da evlenmenin yeri, ehemmiyyeti ve fıkhî hükmü; İslâm’da sakalın yeri, ehemmiyyeti ve fıkhî hükmü; Risâle-i Nûr’dan başka eser okumaya ihtiyaç olup olmadığı; bazı ilimleri öğrenmeden Risâle-i Nûr’u anlama imkânının olup olmadığı; ricâlü’l-gayb hakkında.

İletişim Formu

Giriş Yap

Giriş Yapın ve Hesabınızı Yönetin

Bir Hesabınız Yok mu? Üye Ol